İnsanlar doğdukları an insan olmanın bir gereği olarak bir çok sorumluluğu yerine getirmekle görevli ve bu sorumlulukları yerine getirebilecek güçle donanımlı olarak doğar. İnsanoğluna dünyayı etkileme, değiştirme, geliştirme misyonu tanrı tarafından verilmiştir ve sahip olduğumuz gücü iyi yada kötü yönde kullanmak da bizim elimizdedir. Sorumluluklarımıza şöyle bir baktığımızda iyi bir evlat olmak, iyi bir öğrenci, iyi bir arkadaş , iyi bir çalışan, iyi bir eş, iyi bir anne baba, sonra iyi bir vatandaş nitekim varoluş amacımıza uygun olarak insan gibi insan olmaktır temel sorumluluklarımız.
İyi bir ebeveyn olmak sadece onu büyütmek masraflarını karşılamak okutmak demek değildir. Sorumlu olduğumuz çocuğun kendi kişisel gelişimini destekleyecek geliştirecek yönde eğitmeli dünyadaki en önemli besin kaynağı olan sevgi ile onu beslemeliyiz. Bireyin sağlıklı bir ortamda yetişmesi sorumluluklarının farkında olan ve bunları yerine getirmeye istekli bir kişi olması yönünde en büyük etkidir. Ebeveynin en büyük sorumluluğudur sevgi. Sevgiyle büyüyen, düşünmesi, kendini ifade etmesi engellenmeyen, bir hata yaptığında eline vurulmayan insan öncelikle kendini sever sonra çevresindeki insanları, ülkesini ve nitekim dünyayı sevgiyle kucaklar ve ilgilendiği her konuda üretken ve yaratıcı olur.
Çok büyük icatlar yapan bir profesöre bütün bunları nasıl başardığı sorulduğunda kendisinin diğer insanlardan farklı yada daha zeki olmadığını sadece sevgi dolu bir evde yetiştiği, başarılarının ödüllendirildiği ve henüz yapmaya muktedir olmadığı işleri yaparken, bilinçsizce ortaya çıkan hatalarında kızılmadan sadece gülümseyerek doğru olanların gösterildiğiydi verdiği cevabı.. Ve ortaya müthiş icatların yaratıcısı bir insan çıkmıştı. Bana göre yukarda saydığım iyi kelimesiyle başlayan diğer tüm sorumluluk alanları bu temel atılarak ortaya çıkabilir. Evet günümüzde böyle keskin bir rekabetin olduğu iş dünyasında firmaların ihtiyacı olan insanlardır bunlar. Kişisel kıskançlıklardan, şiddetli ihtiraslardan ,hırslardan uzak yaptığı işin en iyisini yapma çabasında, yaratıcı, iletişimi güçlü insanlardır. Bana göre böyle çalışanlara sahip bir firma hem bugüne hemde geleceğe güvenle bakabilir. Her konuda değişimin çok hızla geliştiği bu yüzyılda, sorumluluklarının bilincinde, değişime direnç göstermeyen, kolaylıkla adapte olabilen insanların varlığı çok önemlidir.
Teknolojinin ve küreselleşmenin bir sonucu olarak hızla gelişen değişen dünyada bizimde bu değişime ayak uydurmak zorunda olduğumuz yadsınamaz bir gerçektir. Önceden devasa bir büyüklük olarak algıladığımız dünya artık küresel bir köy niteliği kazanmıştır. Bu değişim her konuda kendini göstermekte ve hayatımızın her alanında etkili olmaktadır. Dünya dönerek ikibininci yıllarda ilerlerken hem vatandaşlar olarak bizler hem de iş dünyası nelerin bizi beklediğini tahmin edemiyoruz.
Değişimin kendini gösterdiği en belirgin alanlardan biride ekonomidir. Gelişmiş ülkelerde eski ve yeni ekonomi olarak iki farklı ifadenin kullanıldığı ekonomi bilimi her geçen gün kapsadığı konular olsun içerdiği kavramlar olsun değişimin en çok hissedildiği bilim dallarından biridir. Yeni ekonomi değeri; sadece ürün üreten firmadan alıp, çözüm üreten düşük maliyette yüksek müşteri tatmini sağlayan firmalara veriyor. Şirket evlenmelerinin arttığı, tek gecede şubelerin açıldığı çoğu işin elektronik cihazlara kaldığı, girişimci ruhuna sahip kişilerin hızla yayıldığı yeni ekonomi değişime duyarsız olan firmalar için büyük bir tehlike arz etmektedir. Böyle bir rekabet ortamında firmaları bu anlayış ve algılayış düzleminde oluşturacak ve yaşatacak insanlar, doğdukları andan itibaren sorumluluklarının bilincine vararak büyüyen gelişen insanlardır.
Hayatta hiçbir şey için geç kalındığına inanmayan biri olarak söylemek istediğim son şey ; ülkesine çevresine duyarlı bir şekilde, sorumlu olduğu alanları, insanları en iyi şekilde geliştirme ve yetiştirme amacını hedef alarak yaşamamızdır.
