Demokrasiye geçişimiz yıllar almasına rağmen bir türlü oturtamayışımız “bazı sıkıntıları” beraber getiriyor.

Bugün sokakta, parkta, iş yerinde herhangi bir yerde hatalı hareket eden insanları uyarmaya çekinilir. Sana ne der, saldırır, inada yapar “çünkü” eleştiriyi kaldıramayız. Demokrasinin kurallarından biri yaşanılacak yerde kurallara uymaktır.

Yazılı kurallar olsun olmasın bazı konularda insanların birbirini uyarması; yaşadığımız yeri daha güzel yapar.

Avrupa’nın, en çok gıpta ile baktığımız noktalarından biri; insanlar hata yaptığında uyarılır ya da bir ilgiliye haber verilir.

Bu gün memleket yangın yerine dönmüştür!

Terör olaylarına tepki gün geçtikçe artıyor. Yürüyüşler, sloganlar, tekbirler…

Burada dikkat edilen “böyle günlerde partiler uzlaşamadığı gibi gerginliğin artmasına yarayan açıklamalarla birbirini suçlaması.”

Yürüyüşlerde parti binaları ve insanlara saldırılar var. Ülkenin milli birlik ve beraberliğini zedeleyici görüntüler “ne yazık ki” üzüntümüzü iyice artırıyor.

Ülkede yapılan terör mitinglerine bakın birkaç bini geçmez. Her parti, siyasi düşünce, dernek, sendika kendi tabanını çağırır miting yapar. Bursa gibi bir şehirde hiçbir zaman milyonu bulan miting yapamazsınız!

Bu konuda partiler, şehrin ileri gelenleri, hiçbir ayrım gözetmeksizin bayrağını alıp gelen insanlara ön ayak olacak. Sadece yürü “bu bile” çok şeydir!

Bir oyun “ne kadar kıymetli olduğu” son seçimde ortaya çıktı. Ülkemiz gibi demokrasinin tam oturmadığı ülkelerde, her tek başına iktidardan sonra koalisyon görüntüsü çıkıyor.

Partiler tek başına hükümet kurduktan sonra koalisyon kurmak istemiyorlar.

Ömür boyu böyle kalamazsın!

Tek başına ülkeyi yönetmek; hızlı kararlar almak, ekonomide iyi işler çıkarmak, kanunların değişmesi çabuk olur.

İstikrar olur…

Bunun yanında zamanla yıpranmalar, hatalar, her yere adam yerleştirme başlar. Bazı konularda “kendi dediğim dedik!” uygulamalar halkta sıkıntılar doğurur. İnsanlar arasında mezhepsel, dini inançları yönünden ayrılıklar körüklenir.

İşte bu noktada koalisyonlar kaçınılmaz... Amaç kopuk bireyleri uzlaştırmak, yapılan hataların üzerine gitmek… Burada bazı konular ikinci planda kalır.

İnsanlar sürekli gergin, kavgaların yaşandığı bir ortamda ekonomi pek ilgilendirmez!

İlerideki seçimde; insanlar arasındaki kopukluğu gidermek, uzlaşmak, çatışmaları azaltmak için demokrasiye ihtiyaç var.

 Her bireyin oyu bu bakımdan önemli…