İçişleri Bakanlığı’nın Valiler Kararnamesi Türkiye’de yankı uyandırdı. İçişleri Bakanı Muharrem Güler’in beyin takımından olduğu iddia edilen Celalettin Cerrah’ın merkeze alınması sürpriz olarak yorumlanırken, Bursa Valisi Şahabettin Harput’un merkeze alınması ise Bursa için tam bir şok oldu. Bursa ile adı özdeşleşen, Arap Baharı’ndan önce, Bursa’da Arap turizmini yeşerten Şahabettin Harput artık bu şehirde yok. Termal turizmde Bursa’yı dünyaca tanınan bir üs yapma hayali ile yola çıkan, siyasi otoritenin değil de halkın valisi olmayı başarmış bir bürokrat olan Harput’u Bursa çok özleyecek.
Türkiye, yarım yamalak giden demokrasi yolculuğunda nedense halkla bir bütün olmayı başarabilen bürokratlar yetiştirme konusunda sıkıntılar yaşadı. Halktan biri olmayı başarabilen bürokratların kaderi ise, ya suikast ya şüpheli trafik kazaları ya da soluğu merkezde almak oldu. Bazı isimler ise efsaneleşti. Gaffar Okan, Diyarbakır’da farklı bir bakış açısıyla Emniyet Müdürlüğü yaptı ve karşılığında bir suikasta kurban gitti. Recep Yazıcıoğlu, devletten yana olmaktan çok halktan yana oldu. Şüpheli bir trafik kazasında aramızdan ayrıldı. Şahabettin Harput ise Bursa’da herkesin valisi olmayı başardı ama emekliliğine az bir zaman kala merkeze alınarak bir anlamda üstü kapalı cezalandırılmış oldu.
Gezi Parkı olaylarından sonra bazı gazetecilerin işten çıkarılmaları konusunda dahli olduğu iddia edilen Sayın Bedrettin Yıldırım’ın, Vali Şehabettin Harput’un merkeze alınmasında etkin rol oynadığı Bursa kulislerinde konuşuluyor. Bu iddialara Sayın Bedrettin Yıldırım ne cevap verir bilinmez ama Bursa’da onca milletvekili varken sadece onun adının bu tür spekülasyonlara karışması da oldukça düşündürücü.
Harput’un merkeze alındığı kararnameden sonra gözler İçişleri Bakanlığı’ndaki Emniyet Müdürleri kararnamesine çevrildi. Şahabettin Harput ile son derece uyumlu bir ikili oluşturan Bursa Emniyet Müdürü Ali Osman Kahya’nın da Bursa’dan başka bir ile atanması gündemde. Bursa’nın lehine gözükmeyen bu atamaları görünce insanın Nazan Öncel’in ölümsüz şarkısını mırıldanası geliyor: Gitme, kal bu şehirde!
********KISSADAN HİSSE********
Hazreti İsa’ya “Ölü diriltmekten daha zor ne olabilir ki?” diye sormuşlar. O da demiş ki: İfhamu men la yefhem! Yani: Anlamayana anlatmak!
