Ya Türkiye 1 Kasım’a istikrarla girecek ya da bilinmezliklere doğru yola çıkacak!
Aslında 1 Kasım seçimi sonrasında üçüncü ihtimalimizde var...
İsterseniz hemen konuya gireyim.
İlk olarak senaryomuzu mevcut hükümetin yani Ak Parti’nin tek başına iktidarla devam ettiğini düşünelim.
Bu senaryoda ülke yine 13 yıldır olduğu gibi devasa projelerle, istikrarla ve bölgesinde en çok takdir ve tebrik edilen bir ülke olarak yoluna devam edecek.
Dünyadaki itibarı da ve tabi ki parası da değerlenmeye devam eden bir ülke.
Ekonomi, enflasyon, borsa ve döviz kurları normal seyrine girecek.
Sonrasında da iş dünyası derin bir nefes alacak.
Aslında bu ihtimalin güven ve istikrarın özellikle 7 Haziran seçimleri sonuçlarında ortadan kalması bir anlamda eskiye geri dönüş için acil olması gereken bir konuydu.
Malum 7 Haziran seçimlerinde özellikle Ak Parti’nin yine tek başına iktidara gelmesi için değişik senaryolar yazılmıştı.
Bunlardan en önemlisi konuşulanlardan CHP kemik oylarının yanında bazı seçmenlere özellikle oylarını bu seçimde HDP'ye vermeleri istenilmişti.
Niçin tabi ki AK Parti’nin kurucu lideri ve şimdiki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı Başkan yaptırmamak için.
Yine bu senaryoda CHP'nin özellikle bu adımlarıyla oylarının bir kısmının HDP'ye geçmesi planlandı.
Sonrasında HDP mevcut oyu olan %7-8 oy dilimine %2-3 oyluk CHP seçmeninin desteğiyle bir anlamda HDP'nin barajı geçmesine yardımcı olmuşlardı.
Ve beklenen senaryoyu da bir anlamda hayata geçirdiler.
Pekala bu senaryoyu hayata geçirenler 7 Haziran sonrası ülkede çözüm sürecinin özellikle HDP tarafında bitirilmesinin planlandığını neden düşünemediler!
3-4 yıldır bu ülkede şehit haberleri gelmezken 7 Haziran sonrası HDPliler ve yandaşları neden PKK, İmralı ve Kandil ile ortak noktada uzlaşamadılar.
Soruyorum neden?
Aslında sorusunun cevabı basit herkes kendi çıkarları için mücadele ettiği bir yere varılamadı.
Maalesef olan bu ülkenin kolluk güçlerine, askerine, polisine ve korucularına oldu ve bu aziz vatanımız için şehit olanlara oldu.
Bu arada bu birinci ihtimalde HDP yaptığı yanlış politikalardan ve özellikle PKK, PYD, YPG arkalarını dayamalarından dolayı kendi seçmenleri de partilerini bıraktılar ve soğudular.
Yine HDP'nin doğuda verdiği mesajlardan en önemlisi de ülkede Kürt-Türk kavgasına götürmeye çalıştıklarından dolayı bu seçimde özellikle doğudaki Kürk seçmenlerin HDP'ye oy vermeyeceklerini etrafımdaki bazı Kürt arkadaşlarımda ilettiğini ifade etmek isterim.
Yani HDP geçici olarak giden emanet oyların tekrardan 1 Kasım seçimlerinde özellikle Ak Parti’ye geçeceğini tahmin ediyorum.
Evet gelelim 2. İhtimalimize...
Aslında bu ihtimali şu anda yaşıyoruz bir nebze olsa.
Ülkede istikradan endişe edenler özellikle iş adamları ne yapacaklarını bekliyorlar.
Yani kimin ne yapacağı belli olmayan bir tablo ile karşı karşıya kalabiliriz.
Ekonomik veriler yine bizi korkutabilir.
Borsa, altın ve döviz kurları ve enflasyon yine hortlayabilir.
Ülke olarak zor günleri yaşayabiliriz.
Hatta malum şu günlerde bazı entelektüellerin söylediği gibi şayet ülkede istikrar olmazsa Türkiye’yi Suriye, Irak veya Afganistan gibi yapmak isteyenler 1 Kasım seçimleri sonrasında kaos çıkartabilirler.
Yine HDP'nin siyasi olarak ne yapacağını bilinmemesinden de ülkede Kürt-Türk çatışmasını körükleye bilirler.
Bu yazdıklarımı sokaktaki vatandaşlarında konuştuğunu ifade edeyim.
Hatta geçen gün bir arkadaşım madem Kürtler doğuda kendi başlarına yaşayacaklarını zannediyorlar PKK, PYD, YPG anlaşsınlar ve paşa paşa yaşınlar. Orta doğudaki Kürtleri de vatandaşlara da yardım etsinler diyor.
Sürekli ülkeyi karıştırmasınlar diyordu.
Yani bu güzelim ülkeyi buraya kadar getirmek isteyen hainlerin olduğunu söylemem lazım.
Evet ülke olarak 1 Kasım seçimlerinde yine sandıktan koalisyon çıkarsa 7 Haziran sonrası bir türlü masada uzlaşamayan siyasi partileri yine göreceğiz.
Birlerinin kırmızı çizgileri birilerinin de hayırda hayır vardır demelerini mi izleyeceğiz!
Kanaatimce bu senaryonun olmayacağını, bu aziz milletimizin ülkemiz üzerinde oynan küresel oyunların farkında olduğunu inancındayım.
Ama sonuçta halkın iradesine saygımız sonsuz.
Eee o zaman ne diyeceğiz kendi düşen ağlmaz, her şeyin hayırlısı diyeceğiz.
Gelelim bu senaryolar sonrasında üçüncü ihtimale…
1 Kasım’da koalisyon çıkarsa yine hükümet kurulamazsa o zaman yine yeni bir sandık ileriki tarihlere 2016'da bu aziz milletimizin önüne geleceğini ifade etmek isterim.
Olacak seçimlerde eğer ki ülke bu aşamaya gelirse yeni bir partide 5. partide kurulur.
Seçim öncesinde bu yeni kurulun parti ülkede teşkilatlarını kurarak seçimlere girebileceğini de şimdiden ifade edelim.
Ha bu partide kimler olur olmaz ilerde sizlere ilerde yazarım ama inşallah bu zamana kalmayız ümidini taşıyorum.
Evet 1 Kasım sonrası senaryoları kendi penceremden sizlere aktardım.
Beğeniniz olmuştur veya olmamıştır herkesin görüşüne saygım var.
Artık ülke olarak 13 yıldır tek parti yönetimiyle iradeye alışan bir ülke artık bundan sonrada tek başına iktidarlarla yönetilmesi gerekmektedir.
Keşke bu aziz milletimiz Ak Parti kadar CHP veya MHP'yi tek başına iktidara getirse de bir kıyaslama yaparak vatandanlar olarak bizlerde onları sandıkta not versek.
Ama maalesef diğer siyasi partiler için söylüyorum suçu kendinden bilmeyip ceza ve ödülünden anlamayan bu yaklaşımlar bu ülkede olduğu sürece diğer siyasi partilerin tek başına iktidar gelmesi zor gözüküyor.
Yani her seçimde CHP başarılı,
MHP’de başarılı…
O zaman sormak lazım kim başarısız siz mi?
Halk mı?
Allaha emanet olun,
Not:11 Ekim 2015'te benim için hayatımın dönem noktası olan düğünüme bizzat gelen veya gelemeyip telgraf çektiren tüm dost ve arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız...
