YENİ ANAYASA'YA BEN DE EVET DİYORUM!

Kısa bir aradan sonra, yine sizlerle bu köşeden buluşmanın mutluluğunu yaşadığımı belirtmek isterim.
Öncelikle kendi kitabımı yazmak için sizlerden zaman istemiştim ama malum 15 Temmuz hain Fetö Darbe girişiminden sonra bende kitabımı maalesef tamamlayamadım. İnşallah en kısa zamanda tamamlar ve sizlere ilk kitabımı yazıp armağan ederim.
Gelelim 15 Temmuz Hain Fetö Darbe girişimi sonrası ülkemizde yaşanalara....
Dilekolay 40 yıldırı devletin içine sızan hainler bu ülkede cirit atmışlar. Her hain olayın altında onlardan bir iz çıkıyor.
Kanımız donuyor desek yeridir.
Hatta 15 Temmuz sonrası bile, bu vatan hainlerini masum görenleri de anlamak mümkün değil!
Düşünsenize kimi şehit haberlerinin kimi suikast haberlerinin, kimi de siyasi manipilasyon olaylarının arkasında bunların olduğunu şimdi anladık.
Gerçi biraz geç anladık ama, zararın meresinden dönerseniz kardır misali ülkemizin büyük bir uçurumun kenarından  döndüğünü belirtmek isterim.
Düşünsenize Genel Kurmay Başkanına birifing veren General, azılı vatan haini Fetö'cülerin uşağı olmuş. Bizim masum askerlerimizin şehit olmasına neden olan bir alçaklıktan bahsediyoruz.
Hani bu olayları da çok abartıyor diyenlere sesleniyorum.
Bu yaşananlarda mı sahteydi?
Hadi bunları geçtik ölen 250 şehidimiz için ne söyleyeceksiniz?
Yine 3bine yakın gazimiz için neler söyleyeceksiniz?
Merak ediyorum...
Evet ülkemiz 2016 yılında büyük bir badire atlattı.
Rabbim, bizlere acıdı da bu büyük felaketten kıl payı kurtulduk.
Rabbim ölen şehitlerimize rahmet, gazilerimize de uzun ömürler ve şifa versin.
Bu yaşanan olayları izledikçe ülke olarak ne kadar büyük bir millet olduğumuzu ve başka milletlere benzemediğimizi görünce gurur duyduğumu ifade etmek isterim.
Demek ki neymiş bu ülke öyle tankla topla ele geçirilemezmiş!
Tüm Dünya bu hain darbe girişiminin başarısızlıkla sonuçlanmasından sonra Türkiye ile yapacakları hesapları bir daha gözden geçirmeleri gerektiğini düşünüyorum.
Bu ülkenin öyle 50 tankla, 15 uçakla, öyle bir iki suikastle, bombalı eylemlerle veya yurt dışından ekomomik manipilasyonlarla dize gelecek küçük bir ülke olmadığını herkes gördü.
Onun için bundan sonra dirlik ve birlik zamanı.Kardeş olma ve vatana sahip çıkma zamanıdır.
Kim ne derse desin ülke olarak yaşadığımız bu hassas dönemde, ülkenin bölünmez  bütünlüğü ile ilgili hükümete her zaman destek veren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi tebrik ediyorum.
Devlet Bahçeli'nin güçlü bir Türkiye yolunda, başta sınır ötesi operasyonlar ve terörün bitirilmesi için verdiği açık desteği bu aziz millet ve tarih hiç bir zaman unutmayacaktır.
Gelelim bu 2017 yılındaki siyasi gelişmelere ve yeni anayasa refarandumuna.
Bence bu süreç ile siyaseten ülkemizi 30-40 yıl daha ileriye taşıyacak bir adım atıldığı kanaatindeyim.
Özellikle yeni anayasa maddesinde yer alan 18 maddenin hepsinin ayrı bir hukuksal ve geleceğe dönük büyük bir projenin adımı olduğunu düşünüyorum.
 Yeni Anayasa referandumunda seçme ve seçilme yaşının 18 olması ile ilgili yapılan sert eleştirileri de hayretle izliyorum. Dünya genelinde 51 ülkede özellikle Avrupa Birliği ülkelerinde bu uygulama hayata geçmiştir. Zaten bu karar prensip kararı olarak alınmıştır. Bunu da farklı noktalara çekmek ayrı bir tezatlıktır. Yine bu Anayasa referandumunda 5 yılda bir seçimin olması da istikrar bakımından ülkenin önünü de açacağını düşünüyorum. Özellikle ülke olarak koalisyon hükümetlerini düşündüğümüz de 18aylik hükümetler artik tarihe karışacaktır.
Ülke olarak siyaseten parlamenter sistemde ne garabetler yaşadığımızı sizlere anlatmayacağım,bunları sizler de biliyorsunuz.
 Çift başlı ülke yönetiminde Başbakan ve Cumhurbaşkanı ile yaşanan siyasi krizlerde bu ülkede neler yaşandığını da anlatmayacağım.
Tarih bu anlamda her şeyi apaçık ortaya koymakta.
Hele hele askeriyenin nerdeyse 10 yılda bir darbe girişiminde bulunan bir ülkede olduğumuzu düşünürseniz, bu yeni Anayasa teklifi ülkemizin refahı için büyük bir fırsattır.
Bunu en iyi şekilde aziz Türk Milletmiz'in de değerlendireceği kanaatindeyim.
Zaten özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ülke genelinde hangi olumlu projeyi halka sunsa, halkta onu bu günme kadar asla yalnız bırakmadı. Şimdi de meydanlarda yine yalnız bırakmayacağını da görüyoruz.
Ben bununla ilgili 16 Nisandaki referandum sonucununda sosyal medyada yazdığım gibi %56,3 olarak çıkacağını ifade etmek isterim.
Şimdi kendi kendime soruyorum,  tek bir liderin bu ülkeyi tek başına yönetmesinde ne sakınca olabilir ki?
Tabi ki olmaz...
Bence bu anlayışın tüm siyasi partilerde uzlaşma kültürünü yaygınlaştıracağı aşikardır.
Bu konuları başka kulvarlara taşımak havanda su dövmeye benzer.
Hani birileri diyor ya, bu tek adam imparatorluğu olacak, yarın öbür gün manyağın birisi gelirse ne olacak diyenleri de şaşkınlıkla izliyorum.
Kardeşim! Bu aziz millet ne zaman manyağın birisine bu ülkeyi teslim etti?
Soruyorum...
Burası Almanya mı ki orda ki Hitler gibi adamlar ülkemizden çıksın.
Ben hayret ediyorum.
Zaten bu yeni anayasa teklifinde meclisin denetimi ve sorgulaması her zaman açık olacak.
Bu konuları neden başka bir tarafa çekiyoruz ki?
Bunu da anlayamadım.
Ama bildiğim tek bir gerçek var artık ülkemiz eskisi gibi üzerine oyun oynanan değil  oyun kuran, güçlü bir ülke.
Son 14 yıldır başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tek başına kalsa da ülkenin bir çok alanında reform tarzında hizmetler yapmıştır.
Bunu da bu aziz milletimiz en iyi şekilde bilmekte ve dualar etmektedir.
Onun için bazılarının, sırf anti Erdoğan'cıların istemesiyle bu referandumda hayırın %40 bandında kalacağını düşünüyorum.
Ama gelin görün ki bu aziz milletin Erdoğan'a olan sevgisi her zaman artarak devam etmektedir.
Onun için 14 yıldır her seçimde kazanan bir liderin yoluna devam edeceğini söylemimizde fayda var.
Ha bu arada 14 yıldır kaybeden siyasetçilerde hala koltuklarında oturmakta hiçbir şey olmamış gibi yolarına devam etmektedirler.
Takdir milletimizin...
Sonuç olarak halkla görüştüğümde bu anayasa referandumunun açık ara kazanılacağını ve Erdoğan'a olan sevginin her geen gün çoğaldığını ifade etmem lazım.
Ben de kendi görüşüm olarak başta darbe Anayasası olmak üzere,çift başlı yönetimlerin, parlamenter sistemdeki ve bürokraside ki hantallığın kaklması için, güçlü bir Türkiye olmamız için yeni anayasa referandumuna Evet diyorum.
Bileri nasıl anlarsa anlasın,biz bu vatanın aşığıyız.Gerisi hikaye...
Rabbim bizleri tüm kötülüklerden ve musibetlerden korusun. Zalimlere fırsat vermesin.
Selam ve dua ile