Ne yapılıyor?
Eziyeti, öğrenci ve sınav görevi yapanlara çıkıyor!
Sınav merkezinin korumasını yapamayanlar kontrolü başka yerde arayarak; gereksiz yere insanlara zorluk çıkarma telaşında.
Sınavın okunduğu binanın güvenliğini sağlayacaksın gerisi kolay.” Yoksa öğrencilerin sınava girişlerini zorlaştırarak, her türlü araç gerecine el koyarak bu işi hallederim” diyenler boşa kürek çekmekte.
Sınava giren öğrenci ve görevlilere yapılan eziyeti kaldırmadığınız sürece ileride sınava girecek öğretmeni bulmakta zorluk yaşarsınız!
Öğrencilerin girerken üzerindeki bozuk para, toka, saat, telefon, anahtar, bilezik, cüzdan, kimlik kartları, su şişesinin kâğıdı dâhil her türlü araca el konuyor.
Öğrenci ya ailesinden biriyle okula gelecek eşyalarını ona teslim edecek ya da bunları okulda bir yere bırakacak. Metro ile gelen insana bile bukartını bırakması söyleniyorsa “burada” işin altından kalkamıyorsun derler.
İnsanlar her türlü eşyasını eve bırakıp gelmesi halinde çıktığında saatler aşıp evine gitmek zorunda mı?
O zaman evinin yanında bir okula yazarsın çıktığında hemen evine döner.
Her ailenin arabası olmadığına göre zamanın ihtiyaçları olan bu eşyaları mecburen yanında taşıyacak.
Nüfus cüzdanının getirilmesi gerekli bunda herkes hem fikir, bazı aletlerin kopyada kullanıldığı şüphe götürmüyor. Ama insanları yüzüğüne, küpesine, bozuk parasına cüzdanına el koymak, getirme demek, insafsızlıktır!
*****
Bursaspor Başkanının sesi “neden” çıkmaz!
Bursa’da yaşayıp başka bir şehirden gelerek yerleşen milyonlarca insan bulunmakta... Bunların birçoğu takım olarak İstanbul takımlarından birini veya Trabzon’u destekler.
Ayrıca bu kentte yaşadığından dolayı fanatik olarak ya da azda olsa bir Bursaspor sevgisi yer alır.
Kendi takımlarının yanında Bursaspor’u destekleyip, maçlarını kaçırmadan izleyen, binlerce insan var. Özellikle Bursaspor’un şampiyon olmasından dolayı izleyicisi, destekçisi “bir o kadar” çoğaldı.
Şampiyonluktan sonra sürecin iyi değerlendirilmemesi takımı; önceki yıllara göre “biraz gözden düşürdü” diyebiliriz. Bu yıl Şenol Güneş’in teknik direktör olmasıyla birlikte özellikle büyük maçlarda oynadığı futbol göz doldurdu.
Takımın parasal sıkıntıdan dolayı çok iyi transferler yapamaması, zengin bir kadronun bulunmaması tabii ki zorluyor.
Bütün bunların yanında özellikle büyük takımlarla yaptığı maçlarda hakem hatalarının Takımın aleyhine işlemesi, kırmızı kartlarda bonkör davranılması havasını söndürüyor.
Burada başkanın ortaya çıkması, yumruğunu masaya vurmaması, düşündürücü… Dikkat edilirse hak aranmadığı gibi takım maçlarda yalnız bırakılıyor. En kötü zamanlarında takımı on binlerce taraftar izlerken, şimdi yüzleri geçmiyor.
Burada başkan ve yönetimin “hatası yok!” demek yanlış olur.
