Umudunu kaybeden insanlara rastlamışsınızdır.

Hayatta yapabileceği fazla bir şey kalmaz.

Köprüden atlayan, ilaçların tamamını birden içen, boynuna bir ip geçirerek hayattan kendilerini koparırlar, kurtulanların büyük çoğunluğu yaptığı yanlışı anlar, hayata daha bir sıkı sarılır.

Her gün içenler, kumara düşkünler, en küçük uyuşturucudan başlayarak kendini kollarına atan, sanatçılar, iş adamları…

Boşluğa düşen binlerce insan “bu yolla” her şeyi bir kenara atarak yaşar.

Uyuşturucu, bir çeşit; intihar etmeye cesareti olmayan insanların “aslında” çabuk ölmeyi geciktirdiği tuzaktır.

Küçük mutluluklardan zevk almayıp, yokluklara alışamayan toplum istekleri…

Tüketim çılgınlığının, tatminsiz yaşamının kuralıdır.

Alışveriş merkezlerinde yaşamı alışkanlık haline getirmedir.

Komşuluk icabını yerine getirmeyen uçuk kaçık, küçük yaşta her şeyim olsun mantığının sonucudur. Evliliklerin çatırtısının, boşanmaların altındaki yatan sebep…

Büyükleri ziyaret yerine tatil bölgelerine giden, buradan dönüşte aslında; sadece o andaki mutluluğun yaşandığı gerçeğidir… Geri dönüş kavgaları saniyeleri geçmez.

Cep telefonlarının fiyatları binleri bulduğu bir çağda “küçük yaştaki çocuğun” paranın her şey olduğunun rüyasıdır. Alamadığında kıran döken, vahşileşen girdaptır.

Magazinlerin insan hayatını baskı altına aldığı, çok kazanmanın tek hedef olduğu, okumanın boş, “kolay para kazanmanın bundan ibaret olduğunu” beyne kazıyan sistemdir.

Herkesin futbolcu, sanatçı, iş adamı olması gerektiği; diğer insanların yaşamayı hak etmediği gerçeğini “haykırır” dimağlarımıza. Saygının boş, bağıranın çağıranın kazandığı yapı.

Bankaların esaret altına aldığı sistemde, borçların kabararak artmasına zemindir. Sürekli harcamanın dayatıldığı sistemden “başka bir şey” beklemeyin. Bonzai’nin çıkmasına şaşırıyorlar, bunu bitirin başkası çıkar!

Kadın erkek kavgalarını başka yerlerde aramayın. Tüketimin yetmediği ortamda birinden biri pes eder. Geleneklerin bir tarafa atıldığı, insanların yalnız kaldığı, sanal arkadaşlıkla idare edilen sistemden “ne” bekliyorsunuz!

“İşte bu hayata kendini adapte edemeyenlerin bir çeşit umudunun bitmesi, hayatın bitmesini getirir.”

Yinede umudunuzu kaybetmeyin diyelim başka ne diyelim…

Merhaba diyorum Manşetx okurları…  

Artık yazılarım burada…

Bursa’dan, eğitimden, edebiyattan, tarihten nükteler artık burada…