Allah'ü Teala'ya hamd,efendimiz H.z.Muhammed(s.a.v.)'e selavat
ederiz."Beş şey gelmeden,beş şeyin kıymetini bilin; Ölüm gelmeden
hayatın, hastalık gelmeden sağlığın, meşguliyet gelmeden boş
vaktin, ihtiyarlık gelmeden gençliğin, fakirlik gelmeden zenginliğin"
hadis-i şerif. İnsanın hayatında gençlik en değerli zamanıdır. Bu zamanı
iyi değerlendirenler bu dünya ve ahrette mutlu olurlar. Halk arasında
kullanılan "gençliğini yaşasın" sözünü "Allah'ın emir ve yasaklarına
göre yaşasın" diye değiştirelim ki en kıymetli yıllar boşa
gitmesin. Rabbimizi,peygamberimizi, dinimizi tanıyıp, kalbimize
yerleştireceğimiz zaman gençlik zamanıdır. İyi insanlarla arkadaş
olursak, onlar hayatımıza yönünü değiştirir. Bir hadiste "Gençlik
yıllarında Allah'a kulluk yapanın, ihtiyarlıkta kulluk yapana
üstünlüğü, peygamberlerin insanlara üstünlüğü gibidir"
buyuruluyor. Ayrıca,mahşer günü insanlar binbirtürlü sıkıntıda iken
"Rabbine ibadet ile yetişen gençler" arşın gölgesinde ferahlıkta
olanlar içinde sayılan yedi sınıftan biri olarak sayılmaktadır. Allah
tövbe edeni sever ama gençken tövbe edeni daha çok sever. Ölümü, ölümden
sonraki hesabı ve sonsuz hayatı düşünen gençler, helal olmayan arzu ve
heveslerine Allah rızası için set çekerler. Bilirler ki her anımızı
Rabbimiz görüyor ve biliyor. Şüphesiz zerre kadar
iyiliğinde, kötülüğünde hesabı mutlaka görülecek. Bir boşluğa düşüp bir
günaha yönlendiklerinde hemen Rabbimizin emirleri akıllarına gelir
tövbe eder ve günaha düşmekten vazgeçerler. Bu gün haramlar alanen
işlenirken, bir genç ki namaza, camiye,sohbete koşuyorsa ne mutlu
ona. Birde Allah için çırpınıp birkaç arkadaşının İslamı öğrenmesine
sebep olabiliyorsa ne ala. Resulullah efendimiz gençlerin eğitimine çok
önem vermiştir. Asr-ı saadette ilk okul olan ashab-ı suffenin çoğunluğu
gençlerden oluşmuştu. Gençlerini ahlaklı, edepli yetiştiren toplumlar
huzurlu olur. Bugün köyden şehre gelmiş bizlerin gençlerimizi
yetiştirme hususunda büyük noksanlarımız mevcut. En basit örneği, bir
büyüğün yanında bacak bacak üstüne atılmazdı, yüksek sesle
konuşulmazdı. "Ağaç yaş iken eğilir" atasözümüze binaen gençlerimize
dinimizi öğretmemiz şarttır. Akraba ilişkilerimiz çok zayıfladı. Gençler
tv, internet ve kahve arasında kalakaldılar. Bir yakınımız hasta
olduğunda ziyaretine koşmayı unuttuk. Evet, gençliğimizin kıymeti
bilmeliyiz, zamanımızı çok iyi değerlendirmeliyiz.
KARDEŞLER BİR OLMALI,KÜSMEMELİ
Irak'ta savaşın bedeli ağır olunca, haçlılar ne yapalım edelim bu
bedeli azaltalım hesabı yaptılar. Afganistan'da, Suriye'de, Mısır'da ve
diğer Müslüman ülkelerde ırk, mezhep,cemaat diyerek birbirine
kırdırdılar, sonrada bayrağı diktiler. Şimdide benim Cennet vatanımda
sağ, sol, türk, kürt, alevi, Sünni ayrımları tutmayınca, bunları nasıl
birbirine düşürürüz planını yaptılar ve düğmeye bastılar. Dün doğuda, bazen Gezide bazende Okmeydanın'da yurtdışı planlı, iç düşmanların destekleriyle zaman ayarlı
oyunların tuzağına düşmemeliyiz. Aksi takdirde haçlılar planlarını
büyüterek milli birliğimizi tehlikeye düşüreceklerdir. Aman iş işten
geçmeden aklımızı başımıza alalım inşaallah.