Allah'ü Teala'ya hamd Hz.Muhammed(s.a.v.)'e selavat ederiz. Ey iman
edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır.
Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın.
Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini
yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah'a karşı gelmekten
sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet
edendir.(Hucurat suresi 12.ayet)"Gıybet,bir kardeşimizin duyduğu
taktirde hoşlanmayacağı şeyi arkasından söylemendir."(Hadis-i
şerif)Ben yüzüne de söylerim demek bizi bu büyük günahtan
kurtarmaz.Gıybet,ölü yada diri olsun belirli bir şahsı
kötülemektir.Toplumsal bir hastalığımız olan gıybeti,en çok
sevmediğimiz insanların,akraba ve
tanıdıklarımızın,amirimizin,şehrimizi veya ülkemizi yönetenlerin
hakkında yaparız.
Kul hakkına giren bu büyük günahımız için çok tövbe
etmeli,mümkünse gıybetini yaptığımız kişiden helallik almalıyız.Aksi
taktirde hesap günü gıybetini yaptığımız kişilere sevaplarımızı
vereceğiz,yetmezse günahlarını yükleneceğiz.Böylece iflas etmiş
olacağız Allah muhafaza.Şeytan gıybet yapanın ağzına bal
sürermiş,devam etsin diye.Bir hadiste "gıybet yapanı susturana yüz
şehit sevabı vardır" buyuruluyor.Ayette Rabbimiz gıybet yapanı ölü
insan eti yiyene benzetiyor ve tiksindiniz buyurarak bu günahı terk
etmemizi emrediyor.Bir gün Resulullah efendimiz mescitte yüksek bir
sesle buyurdu;"Ey diliyle iman edip kalbiyle iman
etmeyenler!Müslümanların gıybetini yapmayın,kusurlarını
araştırmayın...".Yani ,gıybeti ve kusur araştırmayı münafıklar yapar
buyurdu.Toplumda iftira ile çok karıştırılmaktadır.Söylediğim şey onda
var ben yalan söylemiyorum diyoruz ama dinimiz o kadar güzel din
ki,bizim hoşlanmadığımız kelimeleri arkamızdan ve yüzümüze
söylenmesini haram etmiş.Ama bu yüce dinin mensupları olarak,iki kişi
bir araya geldiğimizde hiç duramıyoruz ve bu büyük günahı her zaman
işliyoruz.Hele şimdi seçim zamanı,herkes projelerini anlatmak
yerine,başkalarının kusurlarını bol bol anlatarak bu günahta zirve
yapıyor.
Ayrıca,bulunduğumuz ortamda bir kardeşimizin gıybeti
yapılıyorsa,hemen ya susturcağız yada o ortamı terk edeceğiz.Mümkün
değilse kalbimizden buğz edeceğiz.Bir kişinin
yürüyüşünü,aksaklıklarını taklit etmekte gıybettir.El veya yüz
hareketi ile,yazı ile bir kusurunu belirtmekte gıybettir.Her
anımızın,her kelimemizin hiç silinemeyecek kameralar tarafından
kaydedildiğini unutuyoruz.Hz.Ömer(r.a.)"insanlardan dilinizi
çekin,çünkü o hastalıktır buyurdu.Bir rivayette,çok ibadet eden ancak
diliyle komşularını üzen bir bayan için efendimiz "o ateştedir"
buyurdu.
Bir günde efendimiz mezarlıktan geçerken iki kabrin başında
durdu,"bu ikisi azap görüyor,pek büyük şeyden azap görmüyorlar.Biri
insanların gıybetini yapardı,diğeri de dikkat etmez idrarını üzerine
sıçratırdı" buyurdu.Bir defada oruç tuttuğu halde gıybet yapanlara
kusmalarını emretti.Kustuklarında mucize olarak ayette geçen ölü insan
eti gibi pıhtılaşmış kan ve irin geldi.Bunun üzerine "onlar oruç
tutmadılar,insanların etini yiyerek gününü geçiren kişi nasıl oruçlu
olur!" buyurdu.Evet,büyük bir hastalık olan,orucu dahi tehlikeye
düşüren,kabir azabı ve cehennem ateşine sebep olan gıybeti terk
etmeliyiz.
edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır.
Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın.
Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini
yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah'a karşı gelmekten
sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet
edendir.(Hucurat suresi 12.ayet)"Gıybet,bir kardeşimizin duyduğu
taktirde hoşlanmayacağı şeyi arkasından söylemendir."(Hadis-i
şerif)Ben yüzüne de söylerim demek bizi bu büyük günahtan
kurtarmaz.Gıybet,ölü yada diri olsun belirli bir şahsı
kötülemektir.Toplumsal bir hastalığımız olan gıybeti,en çok
sevmediğimiz insanların,akraba ve
tanıdıklarımızın,amirimizin,şehrimizi veya ülkemizi yönetenlerin
hakkında yaparız.
Kul hakkına giren bu büyük günahımız için çok tövbe
etmeli,mümkünse gıybetini yaptığımız kişiden helallik almalıyız.Aksi
taktirde hesap günü gıybetini yaptığımız kişilere sevaplarımızı
vereceğiz,yetmezse günahlarını yükleneceğiz.Böylece iflas etmiş
olacağız Allah muhafaza.Şeytan gıybet yapanın ağzına bal
sürermiş,devam etsin diye.Bir hadiste "gıybet yapanı susturana yüz
şehit sevabı vardır" buyuruluyor.Ayette Rabbimiz gıybet yapanı ölü
insan eti yiyene benzetiyor ve tiksindiniz buyurarak bu günahı terk
etmemizi emrediyor.Bir gün Resulullah efendimiz mescitte yüksek bir
sesle buyurdu;"Ey diliyle iman edip kalbiyle iman
etmeyenler!Müslümanların gıybetini yapmayın,kusurlarını
araştırmayın...".Yani ,gıybeti ve kusur araştırmayı münafıklar yapar
buyurdu.Toplumda iftira ile çok karıştırılmaktadır.Söylediğim şey onda
var ben yalan söylemiyorum diyoruz ama dinimiz o kadar güzel din
ki,bizim hoşlanmadığımız kelimeleri arkamızdan ve yüzümüze
söylenmesini haram etmiş.Ama bu yüce dinin mensupları olarak,iki kişi
bir araya geldiğimizde hiç duramıyoruz ve bu büyük günahı her zaman
işliyoruz.Hele şimdi seçim zamanı,herkes projelerini anlatmak
yerine,başkalarının kusurlarını bol bol anlatarak bu günahta zirve
yapıyor.
Ayrıca,bulunduğumuz ortamda bir kardeşimizin gıybeti
yapılıyorsa,hemen ya susturcağız yada o ortamı terk edeceğiz.Mümkün
değilse kalbimizden buğz edeceğiz.Bir kişinin
yürüyüşünü,aksaklıklarını taklit etmekte gıybettir.El veya yüz
hareketi ile,yazı ile bir kusurunu belirtmekte gıybettir.Her
anımızın,her kelimemizin hiç silinemeyecek kameralar tarafından
kaydedildiğini unutuyoruz.Hz.Ömer(r.a.)"insanlardan dilinizi
çekin,çünkü o hastalıktır buyurdu.Bir rivayette,çok ibadet eden ancak
diliyle komşularını üzen bir bayan için efendimiz "o ateştedir"
buyurdu.
Bir günde efendimiz mezarlıktan geçerken iki kabrin başında
durdu,"bu ikisi azap görüyor,pek büyük şeyden azap görmüyorlar.Biri
insanların gıybetini yapardı,diğeri de dikkat etmez idrarını üzerine
sıçratırdı" buyurdu.Bir defada oruç tuttuğu halde gıybet yapanlara
kusmalarını emretti.Kustuklarında mucize olarak ayette geçen ölü insan
eti gibi pıhtılaşmış kan ve irin geldi.Bunun üzerine "onlar oruç
tutmadılar,insanların etini yiyerek gününü geçiren kişi nasıl oruçlu
olur!" buyurdu.Evet,büyük bir hastalık olan,orucu dahi tehlikeye
düşüren,kabir azabı ve cehennem ateşine sebep olan gıybeti terk
etmeliyiz.
