Kendal Ağa: 'Kötüyüm diye teyzelerden tokat yiyorum'

Karagül dizisinin çekildiği Halfeti'yi çok sevmiş Kendal Ağa. Küçük bir tekne de almış ama maalesef batmış teknesi. 'Halfeti'ye, yerleşebilirim” diyor...

Kendal Ağa: 'Kötüyüm diye teyzelerden tokat yiyorum'
 Mesut Akusta. Nam-ı diğer Kendal Ağa. Karagül dizisinin en sevilen isimlerinden. Bu pazar röportajımın konusu Şanlıurfa, Gaziantep ve Halfeti civarlarında dolaşıp, televizyon programım için çekim yaparken kendisiyle hoş bir sohbet gerçekleştirdik.

-Ne kadar zamandır Halfeti'desiniz?
Bizim üçüncü sezonumuz.

-Daha öncesinde böyle bir yerin varlığını biliyor muydunuz?
İsim olarak biliyordum ama gelmemiştim. Yıllar önce Urfa'da çekim yaptık o zaman gelmemiştik, ben Karagül dizisiyle beraber gördüm ilk defa Halfeti'yi. İlginçtir çok insan Karagül dizisiyle tanıdı Halfeti'yi. Bu çevrede oturan insanlar bile “neredeymiş burası” diyorlar. Fırat Nehri'ni Atatürk Barajı'nı biliyorlar ama Halfeti'yi bilmeyen çok vardı. Karagül dizisiyle keşfetti bir çok kişi burayı.

-Neler yaşıyorsunuz, Kendal Ağa olarak bölgenin sokaklarında yürürken?
Karagül dizisi fenomen oldu. Türk dizi tarihinde enteresan bir yere oturdu. Gendal diyorum çünkü burada K'ler G olarak söyleniyor. 7'den 77'ye bir hayran kitlem var. Çocuklar, bebekler bile mesela Gendal başlıyor diye oturup diziyi bekliyorlar. Ben biraz sevimli kötü oldum. Ufak tokatlar oluyor tabii ki. Özellikle annelerde, teyzelerden. “Yapma artık bu kadar kötülük Gendal.” diye habersizken tokat yediğim oldu ama ufak olaylar oldu sadece.  

-Kendal ne demek?
 Enteresan. Uçurumun kenarı demek. Uçurumun kenarına düşmeye yakın çalıya çırpıya bir takım şeylere. Ben de karakter olarak dizide uçurumun kenarında geziyorum zaten. Düştüm, düşeceğim gibi.

-Günlük hayatınızı etkiliyor mu oynadığınız rol ve dizi? Yürüyüşünüz, tavrınız değişti mi?
Ben kostümümü kuliste asıp, orada bırakıp öyle çıkıyorum dışarıya. Artık 3 yıldan beri Gaziantep'te yaşadığımız için buranın diline alıştım. Oteldeki garson arkadaşlarla, esnafla öyle konuşuyorum. “Nereye gidiyim, napim, ne ediyim?” gibi. Bazen kaptırıyorum kendimi. O kadar çok burada geçiriyoruz ki zamanımızı. Bir de ben İstanbul'a gitmiyorum hiç. Hep buradayım sezon boyunca.  

-Bir de tekne maceranız olmuş. Tekne almışssınız ve batmış. Şanssız mısınız?
Arkadaşlarla hep beraber gezi turu yaparız diye bir tekne aldık fakat ilk fırtınada battı. Benim biraz da bahtsızlığım vardır. Sonra biz onu elimizden çıkarttık ve sonra yine battı. Sonra bir daha battı. Aynı tekne 3 kere battı. Tamir edildikçe battı. Tamir ediliyor ama batınca keyfimiz kaçtı. Tekrar battı sonra düşünün enteresan bir tekneymiş. Şimdi hala iskelede duruyor.

-Teknenin haberi hızlı yayıldı, küçük yerin haberi hızlı mı dağılıyor?
Öyle. Bir de Kendal Ağa koyduk teknenin adını. Bu sefer Kendal Ağa'nın teknesi battı diye haberler çıktı. Ama sonuçta Halfeti gerçekten çok güzel bir yer. Turlara da aldılar artık Halfeti'yi, kış turizmi de var. Herkesin gelip görmesi lazım, burayı. Karagül sayesinde de daha fazla ziyaretçi geliyor zaten artık Halfeti'ye.

-Seti görmek isteyen ziyaretçilere kapınız açık mı? Sizle fotoğraf çekilebilirler mi?
Eğer çekimler müsaitse tabii ki yardımcı oluyoruz. Gaziantep'teki konağa bakıyorlar, geziyorlar, Halfeti'de çektiğimiz Çekem Mahallesi var oraya da bakıyorlar.

-Gaziantep'te mi konaklıyorsunuz, Halfeti'de mi?
Değişiyor senaryonun durumuna göre. Ben ama çekim durumu müsaitse Halfeti'de kalıyorum. Seviyorum suyu. Suyun olduğu her yerde hayat var.  

-Halfeti'de bir çöp toplama çalışması yapmışsınız. Bölgeyi seven birisi olarak benim de çöpler dikkatimi çekti ve üzüldüm. Neler yaptınız bu konuyla ilgili?

Piknik alanları var ve çöp yığını içerisinde. Biz belediyeye ve kaymakamlığa bu durumu duyurmak için müsait olan oyuncu arkadaşlarla beraber bir eylem yaptık. Piknik alanlarındaki çöpleri topladık. Büyük büyük 20 tane koli çıktı. Bizi gören halk da eşlik etti. İnsanlar maalesef çöplerini bırakıyorlar. Bu ülkemizin her bölgesinde var. Batıdan doğuya. İnsanlar gittikleri yerlerde çöplerini bırakıyorlar. Sonuçta geri gelip oraları kullanacak olanlar da aynı insanlar aslında. Biz sadece duyurmak için ufak bir çalışma yapabildik.

-Siz Kendal karakterine dışarıdan baktığınızda ne hissediyorsunuz?
Çok seviyorum. Özellikle oynadığım karakterler içerisinde bu rol güzel oturdu Mesut Akusta'ya.

-Oynadığınız roller arasında en çok Kendal mı yakıştı yani?
Önceden de güzel karakterler canlandırdık ama bu başka. Burada diyalektik de yapıyorum, Antep şivesiyle konuşuyorum ve kolay değil.

-Nasıl çözüyorsunuz farklı farklı şiveleri, zorlanıyor musunuz?
Masabaşı çalışması yaptık tabii ki bununla ilgili. Mesleğimiz bu olduğu için tabii, araştırdık, çarşı pazar dolaştık, sohbet ettik insanlarla. Bir sürü enteresan detaylar var Antep lehçesinde. Normal Antep lehçesini tamamiyle konuşsak kimse anlamaz, biz aradan seçiyoruz sadece. Melodisi var bu güzel lehçenin. Seviyorum, güzel.

-Son olarak, Halfeti'ye yerleşmeyi düşünüyor musunuz?
Neden olmasın. Ben yaşarım burada. Asos da mesela çok küçük, sevdiğim ve güzel bir yer. Ama kalabalıklaştı biraz. Sakin yerleri seviyorum ben. Gürültüden uzak yerleri seviyorum. Siz neden kaçtınız İstanbul'dan? Sanırım aynı sebepten...

Güncelleme Tarihi: 30 Kasım 2014, 09:38

Ali Sünlüklü

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner103

banner73