Herkesin gündeminde 16 Nisan referandumu var. Sokakta kararsızların her geçen gün evete yöneldiğini görüyoruz. Nedenlerden biriside bu referanduma neden hayır diyelim ki Özellikle hayırcılar Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın tek adamlığını ve bu kadar yetki bir insana verilir mi sorularını gündeme getirerek, güya akılları karıştırmak istiyorlar. Gerçi bu aziz milletimiz kimin ne mal olduğunu çok iyi biliyor ama neyse. O zaman şu soruyu sormak lazım? Peki Erdoğan olmasaydı bu referanduma ne cevap verecektiniz? Tabi ki evet. Peki kendi halkına bu kadar hizmet etmiş bir adama, bu yapılanlar revamı?

Sormak lazım! Erdoğan olmasaydı ne yapacaktınız? Hani Erdoğan Hayırcıların standına gidip neden hayır diyeceğini sorduğu bayanın verdiği ahmakça cevap gibi ‘’çağdaş bir ülke için hayır cevabını'' verecekler miydi? Tabi ki değil. Peki bu ülkede reform seviyesinde yüzlerce projeyi hayata geçiren kişiye bu yapılanlar reva mı? Tabi ki değil. İki yüzlü olmayalım lütfen! Ülke 15 yılda onun yaptığı eserlerle yolundan, kaldırımına, hastanesinden, hızlı trenine kadar ,TOKİ evinden tutunda ,esnafa KOSKEB tarafından verilen desteklere kadar Üniversitelere kadar, her yerde onun imzasının olduğunu unutmayalım. Hatta onları da geçin 15 yıl önce uçağa binmek hayal olarak konuşulurken, artık herkes uçağa zenginler gibi binip istediği yere gidebiliyorlar. Yine artık evlerde bir araç yokken şimdi iki araç var. Onu da geçtik, şimdi bir kişinin en az 2 telefonu var. 


Bu ne zenginlik? Nerden nereye...
İşte bu yazdıklarım ülkemizde değişen toplumun göstergeleri. Birileri bunları farklı değerlendirebilir ama ülkemizin gerçekleri de ortada. Kimse kusura bakmasın kardeşim. Bu güzel ülkemizi başkalarına kötülemekte ne demek? Avrupa’ya ve Dünyaya! Bu nasıl vatanseverlik, bu nasıl devletçilik vs. Bunları düşünmemiz gerekmez mi? Yine Erdoğan olmasaydı Avrupa bizimle bu kadar oyun oynar mıydı? Ayrıca referandum sürecinde Erdoğan'ın fotoğrafını gösterip, şakağına dayanmış silahla karikatür yapılması ne kadar mantıklı? Ben anlamış değilim. Yani bazı Avrupa ülkeleri resmen bize savaş açtılar. K

 bu referandumda A.B.D ve Avrupa ülkeleri de dahil, Evet çıkmasını istemiyorlar. Ayrıca yine Vatikan’da Avrupa Ülkerlerinin Başkanlarının Papa’nın yanında ne işi vardı? Erdoğan olmasaydı bu yaşananlar yaşanır mıydı? Tabi ki değil. Koyun gibi bir ülke olacak, sesimiz çıkmayacaktı bize söyleneni yapan bir ülke olacaktık o kadar. Bu yazdıklarımı okuyunca, yazdıklarımda biraz abartımı var diye soruyorum ama yok. Sonuçta Erdoğan'da bir fani... Ya sonra ne olacak? Hemen kafa yoralım...

 dışı sermayesi hemen kaçacak... Turizm için gelen turistler güvenli ülkelere kaçacaklar. Ülkede koalisyonlar ve batık bankalar konusu gündeme gelecek. Faizler, hisse senetleri, repo ve tahviller yerinden oynayacaktır. İşte sırf bir fani için bu sistemi istememezlik yapmanın ne kadar mantıksız olduğunu iletelim. Neden korkuyoruz ki, onuda anlamadım? Burası Muz Cumhuriyeti değil ki? Sandıktan neden korkuyoruz onu da anlamış değilim. Ama gelin görün ki, halk tarafından seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Erdoğan ülkeye hizmet ettiği için onu cezalandırmak isteyenler bile var.

Onun için YENİKAPI RUHUNU hiç bir zaman kaybetmememiz lazım. İşte bunun için bu referanduma sadece siyaseten bakmanın yanlış olduğunu düşünüyorum. Sonuçta bizimde halkın bir parçası olarak neticelere bakmamız lazım. Kişiler bazında yönetimleri ele almamız lazım. Yoksa yazımın başında dediğim gibi her canlı fanidir. Ben bu yazdıklarımı, Erdoğan'ın hiç siyasette olmadığını düşündüğüm zaman, ülkede hiç kimse belki onu kaale bile almayacaklardı ama 40 yılda kendini Dünya liderliğine taşıdı.

 bunu da geçin 2002 seçimlerinde, 5 siyasi partiden sadece 2 tanesi neden meclise girdi? Çünkü halk sandıkta tepkisini gösterdi. Bu halkla dalga geçenlere sözüm! Hani delinin teki veya manyağın biri, ülkeyi yönetenlerden olursa diyenler olur ya, onlara sözüm! Şayet o seçimlerde Ak Parti kurulmazdı ve bir düşünün bakalım ülkede neler olacaktı?

 bile kötü bence. Onun için Avrupa ve Dünya bizimle savaşırken, bizlerde kendi içimizde savaşmadan, bu referandumda ortak aklın sonuç vermesini temenni ediyorum. Tabi ki benim kararımda Evet. Birileri gazeteci olarak bunu yazmamı beğenmeseler de ülkem ve geleceğim için kararım net.

 anlamda Bursa’mıza gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan' a şehrimize hoş geldiniz dileklerimi iletiyorum. Bu ülkede böyle bir Dünya lideri ancak 100 yılda bir çıkar. Hatta geçtiğimiz günlerde Büyükorhan’da televizyon çekimlerinde 75 yaşındaki Mustafa amca Cumhurbaşkanı Erdoğan için ''Ülkemizin bir gerçeği Rabbim ona uzun ömürler versin, benim ömrümü de Erdoğan'a versin''diyecek kadar sevgisi olan koca yürekli çınarlarında olduğunu iletelim. İşte ülke olarak tarihi bir süreci daha bir aksilik çıkmazsa atlatacağız. Özellikle Avrupa ülkelerinin ülkemizi karşısına alıp iç meselelerimizi gündeme getirip abuk sabuk kararlar alması da kendi halkımızı onlara inat Evet demeleri gerektiğini gösterdiğini de iletelim. Evet bakalım 16 Nisanda neler yaşanacak hep beraber göreceğiz. Önemli olan ülkemizin kazanması. Selam ve dua ile!