Yaklaşık bir aydır, Bursa’da eğitim sendikalarının, müdürler rotasyonunda; eylemlerini, basın açıklamalarını, yürüyüşlerini izlemekteyiz. Bursa Kamuoyuna bir şeyler anlatmaya çalışıyor, bu bazen bir, bazen dört sendikanın birleşmesi sonucu oluyor.

Son kazanan müdürlerin listesi göz önüne alındığında; iktidar yanlısı sendika üyelerinin büyük ağırlıkla kazandığı çıkıyor. “Ben iktidarım, okulları ben yönetirim!” dediğinizde ortaya acıklı bir durum çıkar. Her türlü zorlama ile insanlara “sendikanı değiştir, müdürlüğünü geri al” baskısı ne kadar doğru?

Sendikaların hiçbir konuda bu kadar ısrarlı eylemlerine tanık olmadık. Milli eğitim yetkililerinin bu haykırışları duyup, attıkları adımları iyice düşünmeleri gerekiyor. Beraber, inatla “yapılanların hukuksuzluğunda birleşmelerinden” başka sonuç çıkmıyor.

Söyledikleri; müdürlerin yeniden atanmasındaki yanlışlar… “Eşitsizlik yaşandığı, objektif kararlar alınmadığı, değerlendirmelerde belli sendikanın üyelerinin ön plana çıkarıldığı...”

Ülke çapında her ilde “aynı çığlıkların” yapıldığını tahmin ediyoruz. Dört yılı tamamlamış müdürler tekrar sınava alınarak, mülakat yoluyla okullara atanmakta. Buradaki endişe; müdürler mülakat sınavı yoluyla elemede, yanlı tutum sergilenmesi.

Bu hukuksuzluğa “diğer sendikaların göstermiş olduğu haykırışlar” takdire şayandır. Seslerini duyurmak için birkaç günde bir yaptıkları son çırpınışlar ne yazık ki “ne basında yeterli desteği bulabiliyor, ne de milli eğitim yetkililerinde” ses getiriyor.

Tersine eylemlerin yapılmaması adına milli eğitimin önünü yasaklayan, sendika yetkililerin demokrasi çerçevesindeki eylemlerini soruşturma yoluyla tıkayan tutumlar… Sonuçta; bütün eğitim camiasının kaybedeceği.

Türk Eğitimsen üyelerinin açılan soruşturma sonucunda birkaç gün ifadelerinin alınması, gözdağı verilmesi…” Ülkede her tarafı yakıp yıkan, insanların canına malına kast edenlere daha çok müsamaha gösteriliyor” demeleri anlamlı.

Demokrasi kuralları çerçevesinde yapılan yanlışların kamuoyuna duyurulması; sendikaların olmazsa olmaz görevlerinden.

“Yoksa bu kurumlara ihtiyaç, kapatın!”

Belli çerçevede seçilen müdürlerin yönetimindeki okullarda yapılan uygulamaların yanlışlığı vurgulanmaz. Son maden ocağı facialarında yaşananlar… Her türlü eksikliğe rağmen kapanması gündemde olan yerlerin “tekrar açılmasının altında aynı siyasetten olma” yatıyor.

Bu okullarda, milli eğitimde yaşanacaktır. Liyakatın olmadığı ortamlarda yanlışlar ön plana çıkmaz. Aksine kapatılmasına çalışılır. Her şeyin başı eğitimdir, eğitimde seçim milli eğitim müdürlerinin insafına bırakılmamalı.