banner78

EĞİTİM


Ak parti iktidar olduğu ilk gündü. Böyle zamanlarda gazate manşetleri bize çok şey anlatır. Sevinci ve çekemezliğin rengini ayrı gazatelerde farklı bir uslupla göz önüne sererler. Hürriyet gazatesinin o manşeti hala dün gibi aklımda.  Manşet de "irtica hortlayacak" yazıyordu. Evet son kez halkın gözü zihinlere kazınan üfürükçüler, şişciler, hak olmayan tarikatlarla korkutuluyordu. Oysa islam bu değildi ama aklımıza format atmışlardı.Dinimizden özümüzden korkan Avrupanın modernizasyonunu kendimize ilke edinmiştik. Ama konum nu degil, konum 20 senedir Ak parti hükümetiyle birlikte değişen egitim sisteminin ürünleri sayılabilecek gençlerin daha da vatan, din, ve dünya gündeminden uzak yaşamalarıdır. Bunda tabi değişen dünyayla birlikte internetin sosyal paylasım sitelerinden tutun hayat şartlarınında etkisi var.  Zor zamanlar güçlü insanları, güçlü insanlar iyi zamanları, iyi zamanları zayıf insanları dogurur.
Konuyu net anlatabilmek için zamanımızın çocukluğuna değinmeden devam edemezdim. Bunu konunun daha iyi anlaşılması için gerekli olduğunu düsünüyorum.
Bilgiye o kadar aç bir nesildik ki imkanlar o kadar kısıtlı olsa da ona ulaşmak için bir havesimiz arzumuz vardı. O zamanlar yeni şeyleri ögrenmenin bize verdiği mutlulugu heyecanı tarif edemem. Oysa çoğu çalışan çocuklardı ama hangisine sorsam komşu ülkelerin coğrafi yapısını başkentini artı eksilerini bilirdi. Geçen gün liseyi başarıyla  bitirmiş bir tanıdıgımın çocuğuna bir takım genel sorular sordum; biyolojiden tut cografyaya kadar. Hepsine cevap veremedi bu beni gerçekten üzdü oysa sorduklarım çok temel sorulardı. 
Demek istediğim bu yimi senede çocuklarımızı yetiştiremedik. Ak partiyle birlikte doğan çocuklar bu süreçte  gerçekten tam anlamıyla her konuda yetiştiğini söyleyemem. Öncelikle ahlaki değerlerden uzak ve milli şuurları tam gelişmemiş. Okulda biri biriyle flört etmediğinde ucube gözüyle diğer arkadaşları tarafından bakilan bir zihniyet yetiştirdik. Bizden binlerce metre kare toprak çalanlar bizden daha büyük bir şey daha çaldı. Kodlarımız çocuklarımız bu kodlarla büyümüyor. Tarihini geleceğe taşıyacak bir şuurla haraket edemiyorlar. Gerçek hayata atıldıklarında elindeki diplomayı, hayat okulunun okumadığını fark ediyorlar. Bu da psikolojik tranvaları ve buhranları beraberinde getiriyor.
Ahlaki olarak gerçekten iyi egitim almış bir insan yaratıcının onu her zaman gözetlediği şuururyla büyüyen bir bireyin haramdan kaçınma olasılığının daha fazla olduğu bazı deneylerle kanıtlanmıştır. Farklı dinlere mensup ileri din adamlarıyla, çok ileri derecede kariyer para sahibi insanlar üzerinde yapılan bir deneyde din adamlarının gizlice önlerine sürülen kadınlardan kaçındıkları , aynı yer aynı poziyondaki üst düzey kişilerin ise heva ve heveslerine yenik düştükleri gözlemlenmiştir. 
Medeniyetin tek dişi kalmış bir canavar olduğunu bize teyit eden bu deney çocuklarımızı bir an önce milli ve dini konularda daha şuurlu eğitmemiz gerektiğini gösteriyor.
Çağın pornografik hastalıklarından tutun uyuşturucu ve metaryalis dünya anlayışından bir an önce çocuklarımızı kurtarmamamız lazım. Bu konuda sadece ögretmenler değil aileyede çok iş düşüyor. Gençlik işlenmemiş bir mücehferdir bir yığın gibi her akıma kapılabilcek bu mücehferi önce sizler keşfedip, işleyin. Gün gelecek herbiri bir güneş gibi parlayacak ve karanlık , cehalet bu güneşin aydınlığında ķaybolacak.
Yoksa vahim tablolar bizi bekliyor. En güzel silahlari yapabiliriz ama şuurlu bir gençlik yetiştiremezsek o en güzel silahlarla en güzel şekilde yine biz vuruluruz. Nitekim yakın tarihte bunu gördük. 
Selam ve dua ile...

YORUM EKLE

banner103

banner73