Demokrasi için daha çok yol var!

Ülkemizde irili ufaklı otuz kırka yakın parti bulunmasına rağmen “halktan” ancak birkaç tanesi ilgi görür. Bu bir bakıma insanımızın ilk gözünü açtığında kendine yakın partiyi desteklemenin yanında; barajın yüzde onda kalmasının sonucudur.
Yıllarca meclise girmediği halde ayakta kalan partiler bulunuyor. Hangi kaynaklardan geçinir, hazine yardımı olmadan ayakta kalmasının sırrı merak edilir!
Belediye seçimlerinde icraatları, konuşmaları, insanlarla kurduğu ilişki, kendini kabul ettirme partinin önüne geçmesini, kişiye oy vermeyi sağlayabilir. Genel seçimlerde bu azalıyor.
“Çünkü burada partinin ağırlığı ortaya çıkmakta…” Kendini yetiştirmiş nice değerler partilerinin oy tabanına göre düşük kalması seçilmesini zorlaştırır.
Başarısız siyasetçilerin birçok ülkede istifa müessesine başvurduğu halde “ülkemizde bunun karşı tarafa koz verme, altta kalma, çamur atılma” hissi uyandırdığı düşünülerek kullanılmaz. Buda siyasette tıkanıklığı beraberinde getirir.
Parti başkanları birçok seçimin yenilgisini birkaç gün evden çıkmayarak atar, sonra hiçbir şey olmamış gibi görevine devam eder.
Diğer bir konu iktidara muhalif partilerin; iktidarı frenleme konusunda ortak çalışmaları kendi ideolojilerin engellemesiyle sonuçlanır. 
Ülkenin menfaatleri konusunda yan yana gelmesi gerekenler “kendi menfaatleri doğrultusunda” bunu hiçe sayar. 
Başarısızlığında meydandan çekilmiyor. Yeni gelecekler “hangi” ortamda çıkıp devir alsın!
*******
Doğu Türkistan’da yapılanlar doğruysa…
Yılda bir Çin sınırları içerisinde yaşayan Uygur Türklerinin bulunduğu Doğu Türkistan’da yaşayan soydaşlarımızın çektiği sıkıntılar yansır gazetelere… Son yıllarda ise sosyal ağlar yerini aldı.
Çin yetkililerinin Müslüman Uygur Türklerinin dini vecibelerini yapmasından korktuğu, ateist bir toplum istediği sıkça konuşulur. Okullarda dillerini öğrenmelerini engellediği bilinmekte…
25 Milyon Uygur’un yaşadığı bölgede zengin yer altı kaynaklarının bulunduğu belirtiliyor. Dünya Uygur Kongresi Başkanı Rabia kadir “bu zulmü” sürekli dile getirmekte, Türkiye’nin bu konuda adımlar atmasını istemektedir.
Diğer yandan Rabia Kadir’in Amerika’da yaşadığı, Amerika’nın; ülkeleri birbirine düşürerek kendi egemenliğini devam ettirdiği biliniyor. 
Türkiye’nin Çin’le diplomatik ilişkilerle çözeceği bir konuyu sürekli Amerika’dan yollanan görüntülerle “ne kadar” güvenli olacağı tartışma konusu.
Bugün ileri teknolojinin; bir görüntü ile insanları kitleler halinde “nasıl yönlendirdiği” görülüyor.