Bazı müdürlerin objektif olmayacağını söyleyerek sorulara cevap vermediği biliniyor.
Müdürlüğü kaybeden, emeklisi uzun süre dolmuş olanların bir kısmı “öğretmen” olarak çalışmayı göze alamadığından emekli yolunu seçti.
Doğrusu da buydu, 20-30 yıl okul müdürlüğünden sonra, yaşı çok geçkin olanların öğretmenlik yapması sıkıntılı olurdu.
Bunun yanında okul müdürlüğünde başarılı olmuş, çevresinde sevilmiş, önemli çalışmalara imza atan müdürlerin elenmesi kamuoyunda hoş karşılanmadı. Bu müdürlerin değişik sendikalara üye olmaları elenmesinde göz önüne alındığı varsayıldı.
Sendikalar birçok basın açıklaması, eylem ve yürüyüşlerle buna vurgu yaptı.
Yeni atanan müdürlerin büyük bir çoğunluğunun Memur-Sen menşeli olması, sendikanın direk elinin içinde yer alması; haklı olarak diğer elenen müdürlerin işi mahkeme yoluyla aramasına kadar götürdü.
Yanlış olan; başarılı çalışmalar yapan, sendikası farklı olduğu için elenen müdürler…
“Keşke sendika ayrımı yapılmadan, liyakat ön planda tutularak atamaların mümkün olmasıydı. Okulların uzun süre bu atamalarla eğitim- öğretimin aksamasının faturası kime kesilecek?”
Dava açıp kazanan okul müdürleri okullara döndüğünde yine bir boşluk…
Duyumlar birçok ilde davaların okul müdürleri lehine sonuçlandığı... Mahkemelerin göreve tekrar iade istediği; okul müdürlerinin başarılarının ortada olduğu, alınma gerekçelerinin mesnetsiz sebeplere dayanması.
Sendikalardan aldığım bilgilere göre milli eğitim müdürlüğü davayı kazanan müdürleri tekrar değerlendirmeye alacağı, görev yerinde döndürmeyeceği hususu. Önceki alınmada tarafsız olunmaması, sonrakine güven duyulmayacağı anlamı çıkarır.
Eğer hukuksal bazda hakkını arayıp görev yerine dönülmüyorsa son merci olarak hukukun işlememesi, demokrasiye inancı zayıflatır. Burada uygun olan davayı kazananlara görevin iade edilmesi…
Sendika ayrımı gözetilmeden, tarafsız değerlendirmenin yapılması gerektiğine vurgudur.
Müdürler geri dönmelidir!
Yanlış yapanlar yanlışlarını idrak etmelidir, eğitimi yukarılara çıkarmak için çabalayan “bu insanların” hakkına riayet edin!
Tekrar değerlendireceğiz tantanalarıyla yıldırmanın, insanların emeğini çalmaktan başka bir şey değildir!
