CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında merkezi
bütçe rakamlarını değerlendirirken iktidarın ekonomi politikalarıyla halkı yoksullaştırdığını,
gıda enflasyonunun tamamen ülkeye özgü bir kriz dinamiği taşıdığını vurguladı. Dünya Gıda
Güvenliği ve Beslenme Durumu / SOFI 2025 raporuna göre 2016’ya kadar dünya ile paralel
seyreden gıda fiyatlarının, 2016 sonrası küresel eğilimden koptuğunu belirten Milletvekili
Sarıbal, özellikle 2022 sonrası et ve süt ürünlerinde yaşanan fiyat patlamasının, yanlış tarım
politikalarının sonucu olduğunu ifade ederek, dar gelirli yurttaşların artık sağlıklı ve yeterli
gıda tüketemez hale geldiğini belirtti. Türkiye’nin 25 milyonu aşkın yoksul yurttaşıyla
Avrupa’da ilk sıraya yerleştiğini, 7 milyon çocuğun yoksulluk ya da sosyal dışlanma
koşullarında yaşam mücadelesi verdiğini söyleyen Sarıbal, “Her 3 çocuktan 1’i okula aç
gidiyor. Gıda hakkı en temel insan hakkıdır. Türkiye’de açlığı büyüten, açgözlü iktidardır.
Açlık sınırının ötesi, insanın en temel yaşam haklarının elinden alındığı, adaletsiz bir düzenin
insanı hayattan dışladığı eşiktir. Bu bir siyasal tercihtir. Adı da bellidir. İktidarını, yurttaşın
yoksulluğu üzerinden tahkim eden; halkı yoksullaştırarak kontrol eden, yoksulluğu bir
‘siyaset tekniğine’ dönüştüren bir düzen… Çözüm nettir. İthalata dayalı değil, üretime dayalı
tarım politikası, çiftçiyi tekrar üretime döndürecek destek mekanizmaları, gıda fiyatlarını
enflasyonla mücadelede merkeze alan ekonomi yönetimi, her hanenin erişebildiği protein
temelli sağlıklı beslenme politikası şart” diye konuştu. Milletvekili Sarıbal, “Yine TEPAV’ın
TÜİK’in verilerinden derlediği bilgilere göre bir hanenin iki günde bir et, tavuk ya da balık
içeren bir öğüne erişebilme kapasitesi tüm gelir gruplarında geriliyor. Dünya ortalamasının üç
katı pahalı kırmızı et tüketiyoruz. En yoksul yüzde 10’un et tüketimi yüzde 19,60 azalmış,
buna karşılık ekmek, un, makarna gibi ürünlere yapılan harcama yüzde 23,64 artmış. En
zenginlerde bile et harcaması durağanlaşmış durumda. Bu veriler bize şunu söylüyor: Protein
tüketimi düşüyor, karbonhidrat tüketimi yükseliyor. Bu, yetersiz beslenme riskinin
büyüdüğünü gösteriyor. Halkın enflasyon algısını belirleyen ana kalem de bunu doğruluyor.
Gıda, enflasyon algısını yüzde 82,2 oranıyla tek başına belirliyor. Artık mesele yeterli ve
sağlıklı gıdaya erişebilmenin de ötesinde karın doyurabilmek” ifadelerini kullandı.
2026 BÜTÇESİ AÇLIK SINIRINI AŞAMAYAN AİLEYE SEFALET DAYATIYOR
Milletvekili Sarıbal, yalnızca yılın ilk 9 ayında toplanan her 100 liralık verginin 21 lira 40
kuruşunun faize ödendiğini, faiz harcamalarının yüzde 82 artarak 1 trilyon 662 milyar lirayı
aştığını söyledi. Yılsonunda bu tutarın 2 trilyon 52 milyar liraya, 2026’da ise en az 2,7 trilyon
liraya yükseleceğine işaret eden Sarıbal, “7 trilyon 753 milyar lira vergi topladılar. 1 trilyon
662 milyar lirasını faize ödediler. 1 trilyon 217 milyar lira da bütçe açığı yaptılar. Halktan
topladıklarını halka değil, sıcak paraya, faiz baronlarına, tefeci düzene aktardılar. Devlet 2026
yılında 18 trilyon 900 milyar lira harcama yapacak. Halktan ise 15 trilyon 600 milyar lira
vergi toplanacak. Saray’ın bütçesi 21,2 milyar lira. Asgari ücrete yapılacak artış yüzde 18–22
arasında. Yani asgari ücret ‘yalnızca hayatta kal’ düzeyinde tutulan bir sadakaya dönüşüyor.
Açlık sınırını aşamayan aileye bir yıl daha sefalet dayatılıyor. Faiz baronları semirirken,
emekçi ayakta kalmak için borca battı. Bu düzenin adı ekonomi değil, soygundur” dedi.
2026 TARIM DESTEK BÜTÇESİ, ŞİMDİDEN ERİDİ
2026 Merkezi Yönetim Bütçesi’nde tarımın yok sayıldığını vurgulayan Sarıbal, “2026 yılı
için Gayrisafi Yurt İçi Hasıla 77,3 trilyon lira olarak öngörülüyor. Yasal olarak bunun yüzde
1’i, yani en az 773 milyar lira çiftçiye destek olarak verilmeliydi. Ama iktidar, yalnızca 168
milyar lira ayırmış. Bu oran, milli gelirin binde 22’sine denk geliyor. Yani kanunen verilmesi
gerekenin 5’te 1’i. Üstelik aynı dönemde faiz ödemeleri tarımsal desteklerin 16 katı.
Enflasyon yüzde 33 artarken, tarım desteği yalnızca yüzde 24 arttı” diye konuştu.