CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, 12 Eylül Darbesi'nin 45. yıl dönümüne ilişkin açıklama yaptı. Yeşiltaş açıklamasında, "Bugün, o karanlık günün acılarını, kaybettiklerini ve demokrasimize vuruş darbeyi bir kez daha hatırlatıyor, unutmadığımızı ve unuttuğumuzu bir kez daha tekrarlıyoruz." dedi.
“DEMOKRASİ MÜCADELESİNİ SÜRDÜRENLERİN MİRASÇILARIYIZ”
Yeşiltaş, "12 Eylül 1980 darbesi; yalnızca siyasal partilerin kapatılması, milletvekillerinin, belediye başkanlarının görevden alınmasıyla sınırlı kalmamış, aynı zamanda Türkiye'nin bütün demokratik kurumlarını hedef almıştır. Yüzbinlerce yurttaşımız çalışmayı hedeflemiştir, depolardan geçirilmiş, binlerce kişi yerde cezaevlerine konmuş, öldürülmüş ya da başarısız meçhul cinayetlerde kaybolmuştur. bırakılmış, üniversiteler baskıları karşılığında, gençlerimizin özgür düşüncelerinden hedeflerimize ulaşıyoruz. Türkiye, o karanlık darbenin siyasi, ekonomik ve toplumsal gelişmeleri varlığını sürdürüyor.
Darbeciler, halkın iradesini temsil etmeyen Cumhuriyet Halk Partisi'ni de kapatarak milletin iradesine zincir vurmuşlardır. 12 Eylül, Türkiye'deki siyasi partilerin oluşturduğu en ağır baskının birini yaratmıştır. CHP'nin kurucusu olduğu demokratik değerler, hukukun özgürlüğü ve özgürlükler askıya alınmıştır. Ancak ne olursa olsun, Cumhuriyet Halk Partisi ve onun temsil ettiği değerler bu topraklardan silinememiştir. Bugün bizler, o karanlık günlere rağmen demokrasi mücadelesini sürdürenlerin mirasçılarıyız. 12 Eylül darbesi, bize bir kez daha gösterdi ki; Demokrasi, hukuk ve özgürlükler hiçbir zaman düzelmez kalıcı hale gelmez. Halkın iradesini soluk almak isteyenler, her dönem sahneye çıkabilir. Bu nedenle demokrasinin sürekli savunulması ve savunulması gereken bir değerdir.” tasarruf kullanıldı.
“HALKIN İRADESİNİ VE ÖZGÜRLÜKLERİ SAVUNMAYA DEVAM EDİYORUZ”
Cumhuriyet Halk Partisi olarak; ekonomik üstünlüğü, insan hakları, özgürlükleri ve eşitlik, emek ve alınış terinin kutsallığını sonuna kadar savunmaya devam edeceğinin sonuna kadar çizen Nihat Yeşiltaş, "Türkiye bir daha asla darbelerle anılmamalı, hiçbir yurttaşımızdan, inancından dolayı baskıya maruz kalmamalıdır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, her koşulundayi, hükümetini ve özgürlükleri savunmaya devam ediyoruz." dedi.
“AKP'NİN ANLAYIŞI 12 EYLÜL'ÜN OTORİTER ZİHNİYETİNDEN FARKLI DEĞİL”
Açıklamasında darbenin sadece tankla, silahla yapılmadığını, hukukun yararının yok sayılması, yargının siyasallaştırılması, seçim sonuçlarının tartışmaya açılması, halkın iradesinin masa başı oyunlarıyla yok sayılması, yazarların, yazarların ve aydınların susturulmak istenmesi, protesto demokratik koruyanların gençlerinin tutuklanması, cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'nun ve yollarının bir hükümetin anlayışının bir
“Bunların toplamı, askeri darbeyle değil, otoriter ve baskıcı demokrasinin yok edilmesidir. AKP, yıllardır halkın iradesini hiçe sayarak, otoriter bir yönetim inşa etmektedir.
Milletin iradesini tanımayan, demokrasiyi sandıkla sınırlayan, çoğulculuğu yok sayan AKP'nin bu anlayışı, 12 Eylül'ün otoriter tutumundan farklı değildir.
Cumhuriyet Halk Partisi, darbelerle hesaplaşmanın da, otoriter, baskıcı yöntemleri uygulayanlara karşı mücadelenin de tek adresidir.
12 Eylül'ün yıldönümünde; Şehadeti kaybeden demokrasi şehitlerimizi saygıyla anıyor, emeklerden geçiyor, özgürlükleri ellerinden alınan tüm yurttaşlarımızı bir kez daha dağıtıyor, onların hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak şu sözleri veriyoruz: Türkiye'yi bir daha asla darbeler döndürmeyecek, demokrasimizi daha güçlü, özgür ve adil bir şekilde geleceğe taşıyacağız.
Yaşasın demokrasi, yaşasın özgürlük, yaşasın halkın iradesi!”






