Önce İlkeli olmak gerekiyor, peki ilke ne demektir?
Temel düşünce, temel kanı, umde, prensip...
Şimdi sizlere bir olayı aktarmak istiyorum; ilke ve samimiyet ile alakalı...
Eskiden camilerde imamalar ezanı minareye çıkarak okurlardı, hatta vaazı bile her caminin imamı kendisi verirdi ve her camiden okunan farklı ezan yorumu insanlarda farklı duygular oluşturur, en önemlisi ise her camide verilen vaaz farklı konular oluşturulur her cemaat verilen vaazı birbirleri ile paylaşırlardı yani konu zenginliği bilgi paylaşımına sebep olurdu.
Sonra ne mi oldu?
Sonra bizim birçok imam minareye çıkmaya üşenir olunca elektronik bir sistem ile ezan okuma mekanizmasını caminin girişine bağlayıp işi bedavaya getirdiler yürümek yok yorulmak yok...
Peki daha sonra ne oldu?
Allah cc minareleri ve vaaz verilen yerleri imamlardan geri aldı.
Nasıl mı?
Şöyle; Merkezi ezan sistemi ve merkezi vaaz sistemi geldi yani bir çok imam istediğini elde etti yani daha rahat oldular.! Merkezden ezan okununca camiyi bir işyeri gibi açmaya gittiler hatta bazıları ezan okunduktan sonra gitmeye başladılar rehavet çöktü kısacası..
Bir örnek daha verelim ticaret erbapları eskiden bir eczane olan yerden uzak yerde eczane açardı esnaf arkadaşına zarar vermemek için şimdi ise bir eczanenin tam dibine yani bitişiğine yeni bir eczane açıyorlar veya farklı bir dükkan hiçbir şey olmamış gibide açılış yapıyorlar dost ve tanıdıklarını davet ediyorlar…
Ve ilk dükkan açan vatandaş; bu terbiyesizlik neden oldu diye kendi kendine hayıflanırmış ama aslında suçlunun kendisi olduğu hiçte aklına gelmezmiş neden mi? yıllardır bu dükkana gelene ne bir tebessüm ne de bir hoş davranışta bulunmadın herkese bana mecburmuşsun tavırları gösterdiler..
Fakat şunu da unutmayalım tam bir esnaf edası ile hareket edenler ise kurunun yanında yaş misali mustarip oldular yani müşteriye güler yüzlü davranan kimseye saygısızlık yapmamasına rağmen sıkıntı yaşadı. Allah böyle esnaflarımıza yardımcı olsun...
Şimdi meselenin özü şu; her kim hangi mesleği yaparsa yapsın işini en doğru yapanlardan olsun hatta Bursa'da öyle babayiğit gazeteciler var ki ; kimseyi küçümsemez ona yardımcı olur daha doğrusu olgunluğunu gösterir…
Öyle kişilerde var ki adeta kaplumbağa terbiyecisi gibi veya Aslan terbiyecisi gibi insanları terbiye etmeye kalkıyorlar herkes işini doğru yapsın işini doğru yapmayanlara hiç bir sözüm yok vesselam...