Ben babamı sen ustanı unutma…
Aşık Veysel…”
İnadına sizden değilim…
Eğer siz bu çağın adamıysanız, ben değilim arkadaş. Musa’nın kafilesinde bir çoban, Nuh’un taifesinde bir merkep olmayı sizin adamınız olmaya yeğlerim. Çağdaşınız değil, çağınızın dışındayım.
Zihniyetinizi alın gidin buralardan, bizi yobazlığımızla, örümceklerimizle baş başa bırakın.
Ayık kafalarımız, deruni düşüncelerdeyken sizin sığ karanlıklarınıza gömülemeyiz. Biz çağdaşınız değil, çağınızın dışıyız.
Siz Mekke’de kalmaya devam edin, biz Medine yolcusuyuz…
Yetmez, Taif’te itlerinizi salın üstümüze on beş asır önce,
Siz çağdaş olun bir çağınızın dışıyız…
Arkadaş “çağdaş” mış…
Ne yani seninle ben aynı çağda yaşamıyor muyuz?
Sene 2014, sen başka bir evrende misin?
Çağdaşlık ölçün ne, okumuşluk mu, Stephan Hawking seni çağdaşı kabul eder mi o vakit.
Yoksa çok mu akıllısın? O halde seninle aynı IQ’da olmayanları hangi çağa atacağız.
Çağına göre davrananlar diyorsun da, bir Japon senin bir ömür okuduğun kitabı ,iki günde okuyor… Sen ona göre çağdaş mısın?
Anladık iyi içicisin amma Rostov’da arka mahalle barındaki balıkçı İvan, senin bir ömür zıkkımlandığın şarabı bir günde deviriyor.
Çağdaşmış…
Küfürbaz, haset…
Bu çağın bütün çağdışılıklarını heybelerinde gezdirenlerin etiketi “çağdaşlık”…
Afrika’da milyonlarca insanı sömürgeleştiren, kılıçtan geçiren, tecavüz eden beyazlar “çağdaş” zırhı ile günahlarını örtmüşlerdi.
Devrimlerde, on binleri darağacından geçiren diktatörler çağdaşlık nutuklarını vicdanlarına kalkan yapmışlardı.
Toprağın asıl sahiplerini süren, şehirlere setler çeken elitler, en pis kahkahalarını çağdaşlık martavallarını salyaları ile anlattıkları gecelerde edepsiz kahkahalar atmışlardı…
“Öküz Anadolu’lu” askerde ölürken ya da vergi verirken çağdaş oldu,
Veysel’in aşkı hiç mi hiç çağdaş değildi…
İçinde rakı ve küfür olmayan şaheserler birer paçavraydı.
Anan hiç çağdaş olmadı,
Baban ise yobazdı…
Devran değişti.
Artık başına “çağdaş” getirenler bu toprağa yabancı.
Çağdaş Çöpçüler Derneği…
Ne yani, seninle aynı işi yapan diğer çöpçüler geçen asırda mı yaşıyor.
Sen neye göre çağdaşsın… Cetvelimi var mı bunun.
Ya bu çağ benimse, var mı elinde senin olduğuna dair bir vesaik…
Çağdaş hukukçu, çağdaş gazeteci, çağdaş çöpçü…
Fransız hukukçu, senin özgürlük anlayışına tükürürken çağdaşım diyebilecek misin?
Amerikalı gazeteci ‘seçilmiş iradeye saygınız yok’ diyerek sizi satılmışlıkla suçlarsa çağdaşım diyebilecek misin?
Japon çöpçü, elim hiç çöpe değmiyor derken, çağdaşım diyebilecek misin?
Kimin çağdaşısın sen…
Yıllarca ezdiğiniz, sömürdüğünüz ve sadece kanlı meydanlarda hatırladığınız yığınların mı?
Söyleyeyim…
Tarihte kaybolup giden tahammülsüz, tahakkümcülerin çağdaşısınız…
Var mı hiç hatırladıklarınız…
Benim yok!
Tıpkı sizin gibi…