Bunu kaçırmak olmaz!

UEFA'nın verdiği karar doğrultusunda Şampiyonlar Ligi Elemeleri'nde boy gösterecek olan Bursaspor'a Batalla'nın pasları gibi bir top atıldı. Bu pası gol yapmak şuanda Timsah'ta görev alan herkesin ilk görevi diyebiliriz.


Beklenen olur da ve Yıldırım Demirören, TFF Başkanlığı'nı bırakırsa Haluk Ulusoy'un görevi devr alacağı konuşuluyor. Pek ayrıntıya girmek istemiyorum ama şunu söylemek zorundayım. Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un mali, hukuki ve sportif açıdan bu haldelerken iyi yönetilen bir Bursaspor, Türkiye liglerinin en iddialı iki takımından biri olabilir. Bunu görememek gerçekten büyük yetenek istiyor.


Kadro kalitesi, yapılacak transferler ve geleceğin inşası hakkında binlerce cümle yazabilirim fakat size sadece bir isimden bahsedeceğim. Barış Güçlü. Almanya ve Avrupa'nın birçok yerinde futbol piyasasına oldukça hakim olan, menajerlik lisansı da bulunan, kısacası futbol endüstrisini çok iyi koklayabilen Güçlü, Bursaspor'a çok şey katacaktır. Örneğin Bursaspor'da artık Prince Tagoe ve Teteh Bangura olayları yaşanmayacaktır. Unutmayalım her transfer risk taşır. Pablo Batalla geldiğinde onu kim biliyordu ki? O günün maddi durumunda Pablo Batalla, Timsah için hiç de maliyeti düşük bir futbolcu değildi. Barış Güçlü ve kuracağı scout ekibine gönülden başarılar diliyorum.

BONSERVİS BEDELİ YOK


Bu sezon da en düşük hedefi Avrupa kupalarına katılmak olarak belirleyen Bursaspor'un ilk hedefi bence Avrupa'ya adını bu sefer gerçekten duyurması gerekiyor. Şampiyonlar Ligi'nde olmasa da Avrupa Ligi'nde bu yapılmalı... Bonservis bedeli olmadan transfer yapmayı amaçlayan Yeşil Beyazlı yönetimin ilgilendiği futbolculardan da bu niyet anlaşılıyor. Gurbetçi pazarında pasta payını arttırması beklenen Timsah'ın 5 yıllık yapacağı planlamalar gerçekten büyük önem kazandı. Hele ki Haluk Ulusoy TFF'nin başına geçerse...