Niye öyle düşündüm!

Demokrasi ile gelen insanların belli bir süre sonra;

“Ben ne diyorsam o olacak” mantığının güdüldüğü günümüzde “ortaya atılan gündeme” balıklama atlıyoruz.

Ülkenin bir kısmı gündemin yanlışlığını savunurken, diğer yarısı “ne olursa olsun” bir sebebi vardır,

O yüzden söylenmiştir” destekliyorum…

İşte bu ortamda sadece görüşleri çürütmek adına yapılan atışmalar, kırıcı laflar, ardından küfürler…

“Atı alan Üsküdar'ı geçti” bütün tepkilerin yapılacağı kanallar kapanmıştır.

Televizyonlar, sivil toplum örgütleri, dernekler; yönetenlerin “bunları” dinlediği yok!

Yargının da gittikçe siyasileştiği ortamda, özgür karar vermediği durumda, yapacağın bir şey kalmıyor.

“Ortada top çeviren, bir türlü kaleye gidip gol atılmayan durumları yaşıyoruz.”

Tabi yöneten erk sürekli gol atmakta…

Halka düşen; aç sosyal medyayı bağır çağır, karşı çık, hakaretler yağdır!

Karşı taraftakiler sözlerini çürütme yarışına girsin, olmuyorsa ağır hakaretler yapsın.

 “Bu paylaşımların kim tarafından yapıldığı, kimi haklı çıkarıyor, benim düşünceme karşı mı?” bakılan bu…

Yukarıdakilerde kıs kıs gülerek bu durumu seyrediyor.

“Demokratik ortam yok, yapılan boşa kürek çekmedir.”

Bu saatten sonra ne yapılmalıdır, insanlar tepkilerini nasıl ortaya koyacaklar, zor!

Bir muhalefet partisinin bile; kongre isteklerine kapalı olduğu ortamda “yapacak bir şey” kalmıyor.

Şöyle bir arkaya yaslanmak, ülkeyi futbol izler gibi değil, hangi olumlu ve olumsuz adımlar atılmakta onu izlemek lazım.

Siyah beyaz gibi düşünmeyi at kenarı…

Şehitler geldiğinde yırtınıyor muyuz?

“Birileri ne diyor şehitlere alışmamız lazım!”

Kaç yıldır yolsuzluk yapıldığını söyleyen organlar var. Yapılmadığını kabul etmeyen yok!

“Ne diyor vatandaş; yolsuzluk geçmişte de yapıldı, bunlar çalışıyor.

Yani yolsuzlukta olsa adalet yok, işine devam, diğer yandan küçük hırsızlıktan aylarca içerde yatan insanlar var.

Parti kongresine ölümüne direnen parti başkanını savunuyor. “Ben diğer adayı sevmedim, bu devam etsin”

İşte ailede; bireyler arasındaki demokrasiyi sağlayamadığımızdan ülkede de sağlayamıyoruz.

“Arkaya yaslanıp, gözler kapalı, nereye gidiyoruz u bir sorgulayalım.”