Öncelikle şunu bilmenizi isterimki beni bilen bilir. İlk seçimde bir fazla oy için 70 yaşındaki yatalak amcamızı sırtlayıp seçim sandığına getirdiğime arkadaşlarım ve Mevla bilir. Ak parti kurulduğu ilk gün teşkilat mesaim başlamıştı. Afiş asma kavgasıyla Adem Eraslan abimiz gözlerimiz önünde vefat etti. Onun sayesinde bizler kurtulduk. Doğruları nasıl alkışlayarak yazdıysak, hatalarıda paspas altına süpüremem.
Şimdi konuya geri dönersek mensubu olduğum partiyi bu konuda bizzat eleştireceğim. Tabiki nüfus konusunu eğiitim konusundan eksik tutmak , eksik anlatımdır. Ak parti iktidara geldiği ilk gün Türkiye'nin en büyük gazetesi şöyle başlık atmıştı. ”İrtica hortlayacak”. Alt yazısında da ”kara carşaflılar çoğalacak ve okullar Kuran kursuna dönecek” yazıyordu. Peki yıllarca iktidarda olan parti, hem kendi tabanı için, hemde ülkenin geleceğini için gerekli olan her yönden donanımlı bir nesil yetiştirebildi mi? Bence hayır. Burada gençlerde gördüğüm kendi yaşadığım binlerce örnek verebilirim. Mesela İsrail Filistin'e saldırdıgında feribotta arkamda oturan, büyük bir üniversiteden mezun olacak gençlerin ,kendi aralarında konuşurken” biz hangi tarafı tutmamız lazım” demesi geldi aklıma. Bir ah çektim; biz ki çocukken İstanbul'un en zor mahallesinde büyüdük. Orada bile ilkokul çocuğu komşu ülkelerini bilirdi. Bilirdi derken stratejik konumuna kadar herşeyi bilirdi. Dostunu düşmanını tanırdı. Velhasıl milli, dini, ve her konuda stratejik şuura sahip değilse , bir milyar nesil yetiştirsen bile bu sana ait değildir. Aksine devletin başına beladır her yönden. Yaptığımız en güzel silahlarla en güzel şekilde vuruluruz. Nitekim Abdulhamit han döneminde gençleri kullanıp bir imparatorluk yıktılar. 15 Temmuz'da da biz yaşadık bunu. Şükür ki şehitlerimiz saayesinde ülkenin bekası devam etti. Gençlik işlenmemiş bir mücehfer gibidir. Her akıma kolayca kapılabilecek bu mücehferi biz işleyip değerini buldurmazsak, başta sosyal medya ile birlikte küresel şeytanlar dolduramadığın zihinleri doldurur.
2 - Ekonomik boyutu
Evlenmek, ev almak , düğün masrafları, takılar daha başlangıçta gençleri dağ gibi bir yükün altında brakıyor. Buda eşlerin birbirini tanıması, kaynaşması gerekirken hayatla mücadeleye itiyor. O bitsin bu bitsin derken ilişkiler yıprandığı gibi, çocuk yapmak arka plana atılıyor. Bence en az iki çocukları olan, evi olmayan ve( askeri ücretli baba) tek çalışansa , devlet bu aileleri belli bir noktaya kadar desteklemeli. İş adamları ile birlikte bir fon, bir vakıf kurulabilir.
Daha dün ortaokula giden kızım, ”baba sabah beslenmesine makarna koyup gelen arkadaşlarım var” diyip içimi yaralamışken. Çocuk yetiştirmek her yönden zorlaşmıştır. Su, ayran satarak Topkapıda 5 çocuğa bakan babam bile, şimdi bakkal dükkanının kirasını zor ödüyor. Bu sorun iş adamları, ekonomisler ve çok kapsamlı bir bakış açısıyla ele alınıp sonuç alınmaya çalışılırsa ancak başarılı olabilir.
NOT: Sosyal medya 24 ten sona kapatılmalı. Tıpkı eskiden TRT nin 12 de kapandıgı gibi.
Çocuklar leptop, internete erişimi belli yaşa kadar kısıylandırılıp, bunun yerine alternatif aktiviteler oluşturulmalı.
Saygılarımla…