Kategoriler

Gül ve Bursa’da AK Parti’li AKP’liler… Fitneci diyen fitneci hainler!

Türkiye seçime gidiyor, yazılan senaryoları ve entrikaları Dünya izliyor. Çünkü dünya Türkiye’yi kıskaça almak için her türlü açığı kolluyor. Siyonistlerin, emperyalistlerin, kapitalistlerin ve faşistlerin hedefinde Erdoğan var. Hepsi 24 Haziran’a kilitlendi. Seçime girecek siyasi partilerden çok en büyük mücadeleyi onlar sahiplendi. “24 Haziran’da Erdoğan’ı devirdik devirdik, deviremedik Erdoğan’ın da Türkiye’nin de önün de kimse duramaz.” ABD basını bunu yazdı, Dünya bunu konuşuyor. Onun için bu seçimler Türkiye’nin var olma mücadelesinin en üst noktasıdır. ABD ve havarileri Erdoğan’ın karşısına aday çıkarmak ve tüm muhalifleri de aynı aday üzerinde kümeleşmeye çağırıyor. Kılıçdaroğlu İP’ten önce SP’ye grup kurması için 20 vekil vermeyi önerdiği  ve SP’nin kabul etmediği konuşuluyor. SP çatı aday konusunda diretiyor. Abdullah Gül’den ise anlaşma büyük ölçüde sağlandığı konuşuluyor. Seçimleri kazanması durumunda kimlerin Başkan Yardımcısı olacağı kimlerin hangi Bakanlığı alacak konuları konuşulduğu haberleri geliyor. Benim Cumhurbaşkanı adayım kardeşim Tayyip Erdoğan’dır diyemeyip sol cephesinin tüm pazarlıklarının mezesi olma kararını alırsa Abdullah Gül Erdoğan’a ve Onu başbakan Cumhurbaşkanı yapan AK Parti ve kendi seçmenine ihaneti resmileşir. Aslına bakarsanız bu saatten sonra aday olup olmamasının hiçbir önemi yok! Durum bu vahametteyken Akşener; “Gül için çekil derlerse çekilmem” demiş. Bu durumu şöyle yorumlayabiliriz. Meral Akşener’e çekil dememeleri lazım. İlk tura zaten aday kalabalığı lazım. Amaç Erdoğan’ın oyunu yüzde 50’nin altına düşürmek. Bu nedenle Akşener’in İlk turda çekilmesinin söz konusu olmayacağını düşünüyorum. Yani yaşananlar aslında bir seçimden öte 15 Temmuz sürecinin devamı gibi… Gezi olaylarında meselenin bir ağaç olmadığını anlamadınız mı diyenlere  karşı.. AK parti tabanı ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına şunu hatırlatmak istiyorum. Meselenin sadece bir seçimden ibaret olmadığını anlamalısınız.  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın basit bir Cumhurbaşkanlığı yarışına girmediğini bağımsızlık ve var olma mücadelesi taşıdığını anlamalılar. Ülkeyi sırtlanların önüne atılması için her yolu deneyen ABD ve küresel güçlere karşı ayakta durma zamanı olduğunu hatırlatmak isterim. Kendinize gelin efendiler. 24 Haziran bir seçim tarihi değil, “Yeniden diriliş” günüdür… Ya Türkiye kalacağız,  ya da Suriye olacağız…. Safları öyle sıklaştıralım ki büyük küçük şeytanları aramıza sokmayalım.   GÜL VE AK PARTİ İÇİNDEKİ AKP’LİLER Birileri Abdullah Gül üzerinden AK Parti içindeki AKP’lilerin iktidarı ele almasıyla geçiş yapılabileceğini savunuyor. Aslında Abdullah Gül’ün aday olması içeride ki tüm maskeleri düşürür ve Ak Parti’deki temizlik sürecini hızlandırır. Hem Akşener, hem Gül ve başka kim aday olacaksa bırakın olsun. Bunun için 15 vekil feda eden Kılıçdaroğlu her yolu deniyor. Oysa aynı Kılıçdaroğlu, 2016 yılında 15 vekilin MHP’den Ak Partiye geçeceği duyumu aldığını söylerken, o vekilleri seçmenlerine ihanet etmekle suçluyordu. Şimdi ise İlkesizliğin ilkesini edinmiş durumda. Hani Süleyman Demirel’in meşhur sözü var ya, “Dün dündür bugün bugündür” meselesi.   BANA FİTNECİ DİYEN HAİNLER NERDESİNİZ? HADİ ŞİMDİ ÖTÜN! Gelelim Bursa’da ki AK parti içinde ki AKP’lilere. Gül-Davutoğlu-Atalay Troykasının Erdoğan’ı siyaseten devirmek için her şey yaptıklarını yıllardır aralıklarla yazdım çizdim. Ve bu süreçte birçok ayrıntıyı yakalayıp gündeme taşıdım. Yanlışlar var belki bunları göremiyor olabilirsiniz dedim. Gayet iyi niyetle hataları bir bir ortaya koyarken partiyi karıştırma biz neyin ne olduğunu çok iyi biliriz dediler. Dediler ve gemilerini yürüttüler. Bunu haykırdığım için bana fitne çıkarma diyerek fitneci ilan eden il ilçe yöneticilerimiz ve bazı saf partililerimiz vardı. Yerelde de bu üçlünün peşinden giden daha da ötesi Cübbesini giymeye kalkan Arınç üzerinden dolaylı hareketler olduğunu bas bas bağırdık. Hatta bir kaç hafta öncesine kadar Bursa’da ki AK parti içinde Abdullah Gül aday olacak parti kuracak diye gizli gizli toplantılar yapanların olduğunu fırsat kollandığını aktardık. Ve bunları söylerken kimsenin umurunda olmadığı gibi herkes bildiğini okudu. Ve geçmişle ilgili bunları söylerken bugünde il başta olmak üzere teşkilatlarda ya yanılma, ya hata ya da burnunun dikine gitme durumu söz konusu. En basitinden basit bir şikayeti söylediğim de bir il başkanı yanlış bilgidir yanlış diyerek basitçi kestirip atan tavır takınıyorsa hadi bildiğinizi okuyun o zaman. O koltuğu dolduramıyor, o koltuğa yakışmıyor, sizi atayan genel merkezde koltuğuna yakışmıyor. Bunları zaman gösterecek ve yine haklı çıkacağız. Ama unutmayın! Her şeye rağmen bu halk “Dünya liderini”, dünyayla canhıraş mücadele eden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Rekor oyla yeni “BAŞKAN” seçecektir. Geçmişte hataları, yanlışları yazdığımız için fitne çıkarma diyenler bugün benim söylediğimin yüz katını söylüyorlar. Ve bugün ortaya çıkan tablo da Abdullah Gül-Ahmet Davutoğlu ve Beşir Atalay Troykasının Erdoğan’ı devirmek olduğu gerçeği karşınızda duruyor. Beni mahcup etmeyen, haklı çıkaran yüce Rabbim’e Şükürler olsun, Hamd olsun. Tekrar tekrar hatırlatmak isterim ki, geçmişte Bursa AK parti de yanlışları hataları çıplak dille yazıp kamuoyuyla paylaşıp bu hatalara son verilmesi gerektiğini, yanlışlara göz göre göre göz yumulmasın dediğimizi, bu şekilde hem REİS’e hem partiye büyük zararlar verildiğine sıkça dikkat çekmiştik. Ve bugün ne yazık ki aynı uyarılarda bulunmak zorunda kalıyoruz. Bu hataları görüp, bilip duyup da yazmayan çok sayıda gazeteci olabilir. Ve bu hataları bilip de gece gündüz yalakalık yaparak yalama olan partililerde olabilir. Ama ve maalesef gelen şikayetlere göre AK Parti il ve ilçelerde yanlışlar amansız şekilde devam ediyor… Ve biz susanların aksine yazmaya, sorumluları bu hatalara son vermeye çağırıyor, kin, haset ve ayrımcılıktan zafer değil hezimete duçar olunması kaçınılmaz olacağını söylüyoruz. Zira Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Meydanı haramilere bırakmayacak kem söz sahiplerine hadlerini bildirmekten de geri kalmayacağız” Sözünü hatırlatıyor, Allah’ın selamı, rahmeti bereketi üzerinize olsun diyorum. Allah bu millete bu devlete kara günler göstermesin. Amin.
Yorumlar