Kategoriler

BİR GELİŞİM STRATEJİSİ; MARKA GENİŞLETME

 Günümüz koşullarında “varlığını sürdürebilmek” deyimi insanlar için önem taşıdığı gibi işletmeler için de hayati önem taşımaktadır. Bir işletmenin piyasa şartlarında tutunabilmesi, rakiplerinden bir adım önde olabilmesi, müşteri talep ve ihtiyaçları doğrultusunda kaliteden ödün vermeden ürün veya hizmet üretebilmesi için her daim gelişime ihtiyaç vardır. Yeniliklere ve gelişmelere kapalı işletmeler, aynı insanlar gibi yerinde saymaya mahkumdur.

Bilindiği gibi bir işletmenin ürün ve hizmetlerini, kalitesini diğer işletmelerden ayıran, işletmeye prestij katan en büyük değeri markadır. Marka işletmenin aynasıdır, imzasıdır ve bu imza ürettiği her ürünün her hizmetin altında yer alır. Bilinçli işletmelerin başarılarının sırrı, piyasa şartlarında gelişime ayak uydurarak her daim yeni ürün üretmek ve yeni pazarlara doğru genişlemektir. Bu genişleme farklı “yeni markalarla” olacağı gibi firmanın var olan markasının “tescil sınıflarını genişleterek” veya mevcut markası altında “alt marka” oluşturarak ta mümkün olmaktadır.

Yeni bir marka oluşturmak işletmeler için her zaman uzun, sancılı ve maliyetli bir süreçtir. Ürün için öncelikle bir markanın bulunması, markanın oluşumu, markanın başvuru kriterlerine uygunluğu, tescil süreci, reklam ve tanıtım maliyetleri gibi uzun bir süreç ve maliyet gerektirir. Diğer yandan, bilindiği üzere piyasaya çıkan ürünlerin dağıtımı ve perakende raflarına girişinde bilinen bir markaya yeni bir markadan daha fazla raf alanı ayrılmaktadır. Yeni marka ile buluşan tüketici ürüne mesafeli yaklaşmakta, ilk etapta bildiği markaları tercih etmektedir. Dolayısıyla yeni marka hem yeni bir soluk, hem de zorlu bir süreçtir. Bu ve bunun gibi birçok nedenden dolayı artık işletmeler var olan markalarını genişletme yoluna gitmektedir.

Firmanın var olan markasının “tescil sınıflarını genişletilmesi” veya mevcut markası altında “alt marka” oluşturarak başvurulması yeni ürün ve hizmetler satmak için marka değerini sermaye olarak kullanarak gelişim sağlamanın farklı bir yoludur.Dünyada Toshiba, Hp gibi başta sadece bilgisayar üreten markalar daha sonra klima, televizyon gibi yeni ürün gruplarında farklı markalar yerine aynı markayı tercih etmişlerdir. Ülkemizde de bu şekilde birçok işletme bu stratejiyi izlemiştir.Marka emtia genişletmesinin tercih edilen işletme stratejilerinden olmasının temel sebebi, yukarıda da bahsedildiği gibi tüketicinin yeni ürün ve markaların benimsenmesindeki zorluk, zaman ve yüksek maliyetlerdir. Emtia genişletmede önemli olan, markanın ya da benzerinin istenilen sektörlerde başvuru ya da tescil halinde olup olmadığıdır. Bu durumda markanın detaylı olarak incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekir.

Diğer bir strateji ise işletme tarafından yeni bulunan markanın, tescilli mevcut marka ile birleştirilip “alt marka” oluşturma fiiliyatıdır. Dünyada Nivea, Sony gibi bir çok büyük global marka, ülkemizde ise 20 kategoride 600 ürün sayısı ile Pınar, 5 kategoride 250 ürün sayısı ile Tukas, 3 kategoride 210 ürün sayısı ile Kent, 13 kategoride 205 ürün sayısı ile Tamek, 11 kategoride 200 ürün sayısı ile Piyale, 9 kategoride 150 ürün sayısı ile Eti, 6 kategoride 221 ürün sayısı ile Koska ve 7 kategoride 241 ürün sayısı ile Vestel bu stratejiyi uygulayan başarılı markalar arasında yer almaktadır.

 

Sonuç olarak, gelişen işletmelerin bu stratejileri kullanmasında işletme sahiplerine ve konuyla ilgili biz vekil firmalara önemli görevler düşmektedir. Firmaların ürün ve hizmet yelpazesini ileriki zamanlarda genişletme ve olası sektörlere girme ihtimali düşünüldüğünde mevcut markalarının kendi tescil sınıfları dışında farklı sektörlerde kullanılıp kullanılmadığı, tescilli ya da başvuru halinde olup olmadığı sonradan hezimete uğramamak için deneyimli ve tecrübeli vekil firmalar tarafından iyi bir şekilde araştırılmalı, izlenmeli ve takip edilmelidir. Bu konuda sizlere yol arkadaşlığı yapmak, arkanızda değil yanınızda olmak bizler için büyük bir zevk olacaktır.

Yorumlar