Cumhuriyet, yani cumhur, çoğunluğun katılımını sağlayan bir yönetim biçimi.

Kimler katılacak bu yönetime?

Halk…

Hangi halk yönetime nasıl katılacak?

800 TL’ye mahkûm edilen, STK’ları kapatılan, sendikal hakları elinden alınmaya çalışılan halk. Meydana çıkınca gaz sıkılan, coplanan, halk. Tomalar ile jandarmalar ile yolları kesilen halk.

Gösteriye katılıp yönetime katkıda bulunmak isteyen 20 yaşında bir gencin kamu malını tahrif ettiği, Cumhuriyeti yıkma teşebbüsü ile yargılanan halk. Ağır şartlar altında daha maaşını almadan vergisi tahsil edilen halk. 

Birde cumhuru oluşturan bir diğer kesim var. Seçilmişler ve atanmışlar.

Hangi seçilmişler ve atanmışlar?
Coplanan, darp edilen, çağdaş yaşam diyerek kibrit kutusu gibi betondan mezarlara benzeyen evlerde hayalleri yok edilen halkın verdikleri ile maaş alan, kalburüstü yaşayan seçilmişler ve atanmışlar.

29 Ekim sabahı Atatürk Caddesinden geçiyorum. Devletin polisi “hamallık” yapıyor. Bariyerleri taşıyor.

Tören olacak, protokol olacak. Cumhuriyeti korumakla yükümlü insanlar törene katılacak diye, tören alanı koruma altına alınıyor.

Kimden korumak için?
Cumhuru oluşturan diğer insanlardan yani halktan. Zilyon gezegeninden zembille gelenler için polis bariyer çekiyor ama İstanbul’un göbeğinde haraç vermek istemeyen esnafı koruyamıyor.

Yolsuzluklara adları karışan, "dokunulmazlık zırhı" ile Cumhuriyetin arkasına sığınıp kendisini halktan koruyanlar bakalım zamanı geldiğinde Hak’tan nasıl kendilerini koruyacaklar, merakla bekliyorum…