KEPÇE'DEN DÖKÜLENLER

Bursa basınımız son haftalarda kendi içinde ki tartışmalarla gündem olmuştu. fakat son hafta da sessizlik hâkimdi kimse kimseye sosyal medyadan saldırmadı, imalı mesajlar verilmedi.

Öncelikle ortada kalan şu kripto FETÖ’cü meselesini bir kez daha gündeme taşıyalım. Gazeteci meslektaşımız Ercan Akyıldız isim vermeden yazısında, Bursa basının içinde bir porte anlatmaya çalıştı ama sonunu getirmedi.

Bursa Basını içinde gizlenmiş kripto FETÖ’cü gazeteci kimdir?

Öncelikle bu iddianın Bursa Cumhuriyet Savcıları tarafından ihbar kabul edilmesi ve kovuşturma açılması gerektiğine inanıyorum. Etik kurullarına uyan örnek Bursa Basınımız içinde varsa, FETÖ’cü hainlerin temizlenmesini istiyoruz. Eğer yoksa bu iftirayı atanların deşifre edilmesini istemek vatandaş olarak hakkımız diye düşünüyorum.

Şantajcı gazeteci konusunda, Bursa Adliyesi'ne hala her hangi bir başvuru yok. Oysa BGC’de etik kurulu dahi oluşturulmuştu.

Kimdir Bursa Basını içindeki şantajcı gazeteciler?

Şantajcı konusunu gündeme getiren gazeteci Ercan Akyıldız, kimdir şantajcı gazeteciler, neden açıklamıyorsun isimleri.

Kıymetli meslektaşımız Ercan Akyıldız neden konu isimlere gelince, şahsının etik olduğunu yazılarında kaleme alıyorsun?

Senin ahlakına şu ana kadar kim dil uzattı da, bu kadar çok haysiyet, şeref ve ahlaktan bahsediyorsun. Kumpas meselesi de var tabi, Bursa basınında kimler kime veya kimlere karşı kumpas kuruyor bu kişilerin isimleri nelerdir?

Bu konuyu yazılarında benzetme ve yakıştırmalar yaparak büyük göstermenin peşinde oldun neden bu kadar ağır suç işleyenleri savcılığa bildirmedin sorumlu vatandaş ve gazeteci olarak. Bursa basınında etikten bahseden bir gazetecinin söylediklerinin arkasında durması ve gereğini yapması gerekmez mi? Yoksa bu camianın bir bileninin dediği gibi bu değerleri savunmak ona kalmış diye mi düşünmeliyiz? 

Bursa basınımız camiasında etik kurulu melesi oldukça rağbet görmedi, BGC’nin neden böyle bir oluşumun içinde olduğunu anlamak kolay aslında. Kenan Kibar tek cevap bu, fakat herkes ekmeğini Kibar sayesinde kazanmıyor. İşte bu yüzden işini hakkınca yapanlar rahatsız oldu.

BGC Başkanı Nuri Kolaylı tecrübeli bir yönetici basın içindeki dengeleri çok iyi bilmesine rağmen neden etik olmayan kuralları uygulamış yöneticilerle etik kurulu oluşturdu?

Türk basınını kamuya ve sermayeye mahkûm eden zihniyetlerle mücadele etmek yerine, güçten yana olmak nasıl bağımsız basını koruyabilir? Basın özgürlüğü olmasın ama sağladığımız imkânlarla ayakta duralım etliye sütlüye dokunmayalım öyle mi?

Bu gün Türk basını sen ben diye öyle ayrışmış ki bırakın etik kurulu oluşturmayı yakında manşetleri ve köşe yazılarını da başkaları yazacak, geriye üç beş kişi yel değirmenlerine saldırmaya devam edecek o kadar.

YORUM EKLE