HALK CUMHUR İTTİFAKININ KULAĞINI ÇEKTİ

Beni takip edenler bilir. Tekrarlanan İstanbul seçimleri için Cumhur İttifakı’nın işi zor diye çok yazı yazdım.
Sonunda dediklerimde çıktı.
Sonuç itibari ile İstanbul’da Millet İttifakı CHP Adayı Ekrem İmamoğlu %54,21 ile 4.741.870 oy alarak seçimi kazandı ama rakibi Cumhur İttifakı AK Parti Adayı Binali Yıldırım ise %44,99 ile 3.935.444 oy aldı.

Bundan önceki seçimlerdeki aradaki fark 14 bin oy iken, bu seçimlerde 800 bin farkla açık ara seçimleri Millet İttifakı CHP Adayı Ekrem İmamoğlu kazanmış oldu.
Halkın içinde tekrarlanan bu İstanbul seçimlerinde öncelikle bu seçimlerin gereksiz olduğunu, Ekrem İmamoğlu'na haksızlık yapıldığını söyleyenlerin ve destek verenlerin olduğunu aktaralım.


Seçim kampanyasında şunu ifade etmek gerekir ki, Cumhur İttifakı kampanyası çok güzel olsa da, tanıtımda Millet İttifakı’nın kampanyasının daha başarılı olduğunu ifade edeyim.
Hatta iktidar desteği olan Cumhur İttifakı Adayı Binali Yıldırım bir adım önde olsa da, Millet İttifakı CHP Adayı Ekrem İmamoğlu kampanyasında halka dokunarak ve mağdur edebiyatını da iyi yaprak tekrarlanan seçimlerde, rakibine 800 bin fark atarak seçimi kazanmış oldu.


Yani bizim mahallenin medyası, karşı mahallenin medyasına yenilmiş oldu.
Ben bu tekrarlanan seçimlerle ilgili, Cumhur İttifakı’nın seçimi kazanması için önerilerde bile bulundum ama kimse bizi dinlemedi tabi ki!
Hatta bana çok kızanlar bile vardı.
Hatırlarsanız bu yerel seçimler öncesi, Bursa'da bile sıkıntı var diye manşetten yazılar yazmıştım.
O zamanda bana eleştiri olarak, 'Olur mu Necmi bey, ‘’Cumhur İttifakı Bursa'da seçimi çok rahat kazanır’’demişlerdi.
Sonuç ortada. Bursa seçimlerinde neredeyse % 2 farkla Cumhur İttifakı seçimi zor bela kazandı.
Şimdi gelelim İstanbul seçim sonuçlarının değerlendirilmesine.
Öncesinde Cumhur İttifakı’nın tekrarlanan İstanbul seçimlerinde başarısız olacağı belliydi.
Sebebi ise başta ekonomik sıkıntılar, halkın sıkıntıları ve sorunlarının çözülmesi için merkezi hükümetin gerekli adımları atmaması ve teşkilatlarda ki ağır metal yorgunluğu ve halka biz her şeyin en iyisini biliriz mantığı ile bakılmasından kaynaklandığını söyleyebiliriz.
Bakınız bu köşemde, bundan 1 yıl önce, AK Parti’nin yerel seçimlerde sıkıntı yaşayacağını, bazı Büyükşehirleri kaybedeceğini ve 2020'de, bu sıkıntıdan dolayı yeni partilerin gündeme gelerek, olası Cumhurbaşkanlığı erken seçiminin olabileceğini belirtmiştik.
Bakınız 18 Ekim 2018'deki yerel seçimlerle ilgili yazdığım yazı!


2020’DE CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ OLABİLİR!

Bu başlığı ilk kez okuyanların içinden ''hadi canım'' diyenlerinizi duyar gibiyim.
Şayet AK Parti bu yerel seçimlerde sıkıntı yaşarsa dediklerimiz olabilir.
Peki bu süreç nasıl olacak?
İsterseniz bu konudaki değerlendirmemi size aktarayım.
AK Parti ilk kez ekonomik sıkıntılarla birlikte seçim sürecinde yarışacak.
Bundan önce böyle bir tablo ile seçimlerde hiç karşı karşıya gelmemişti.
Malum ekonomi de sıkıntılar devam etmekte.
Bizde senaryomuzu buna göre hazırladık.
Bu yerel seçimlere kadar ekonomik kriz büyüyerek devam ederse ne olur?
Vatandaş mutfağındaki sıkıntının bedelini kime ödetir?
AK Parti bu krizin bedelini yerel seçimlerde öder mi?
Bence ödeyebilir....

Hatta halkın istediği adayları Belediye Başkanı Adayı olarak göstermezse, ben ceketimi koyar yine seçimi alırım anlayışıyla adım atarsa, AK Parti’de sıkıntılar üst seviyeye çıkacaktır.
Bu sıkıntılara ilaveten birde halkın taleplerini yerine getirmezse, sandıkta ciddi bir ŞOK yaşayabilir.
Başta emeklilikte yaşa takılanlar ve kısmı af konusunda ki tavırlarından dolayı da AK Parti oy kaybedebilir.
İşte bu olası oy kayıplarının olmaması için Hükümet bir an önce ekonomik sıkıntıları ve sorunları hemen çözmelidir.
Ayrıca esnaf ve Kobiler içinde acilen piyasaya para sürmesi gerekmektedir.
Halkın taleplerini ve isteklerini en azami şekilde çözmelidir.
Yoksa iflas ve konkordata veren firmaların sayısı her geçen gün artacak, buna bağlı işten çıkarmalar olacak, bunun sonucunda da işsizlik oranları daha da artacaktır.
İşte size bir örnek!
Benim sokakta, çarşıda ve pazarda gördüklerim maalesef bunlar.
Bu arada bu yazdığım senaryolardan biriside şayet AK Parti özellikle bu yerel seçimde İstanbul ve Ankara'yı kaybederse, 2 yıl sonra yani 2020'de yeniden Cumhurbaşkanlığı seçiminin de gündeme geleceğini iletelim.
Ayrıca böyle bir durumda, diğer muhalefet partileri de, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin erkene alınmasını isteyeceklerdir.
Bakınız yaklaşık 1 yıl önce bu yazıları yazdım.
Ve dediklerimiz yine çıktı.
Şimdi hedefte yine Erdoğan var. 2020'de erken Cumhurbaşkanlığı seçimleri var.
Malum AK Partiden kopan Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu'nun ayrı birer parti kuracağına veya birleşerek tek bir parti olarak çıkacaklarına kesin gözüyle bakılıyor.
Şayet böyle bir senaryo olursa, 2020'de Erdoğansız bir Türkiye için, tüm ana muhalefet ve muhalefet partileri birleşerek onu indirmeye çalışacaklar.
Peki 2020'de seçim olmaması için ne olması lazım.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, rafta bekleyen başta ekonomi, halkın isteği olan Suriyeli meselesini,kısmi af meselesini, ek gösterge sorununu ve Eyt sorununu çözmesi gerekmektedir.

Şayet Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanındakiler ve danışmanları, bu sıkıntıları ve sorunları Cumhurbaşkanı Erdoğan’a iletmez ve bu sorunlar çözülmezse, erken seçimin kaçınılmaz olduğunu söyleyebiliriz.
Hatta yeni gelen enerji zamları ve gıda fiyatlarındaki zamlarda, halkta ciddi tepkilere neden oluyor.
Evet siyasette önümüzdeki günlerde neler olacak bilmiyoruz ama, 1 yıl içerisinde seçim olur mu, olmaz mı belli olur.
Bana göre bu yerel seçimler sonrasında yaşanan hezimetten sonra Cumhur İttifakı erken seçim olmaz dese de, ben seçimin her an kapıda olduğunu düşünüyorum.
İnşallah Cumhur İttifakı, AK Parti ve MHP bu yerel seçimlerden gerekli dersleri almıştır.
Yoksa önümüzdeki yıllarda Cumhur İttifakı’nda düşüşler devam edebilir.
Bizden söylemesi...
Selam ve Dua ile,

YORUM EKLE