Yeni Zelanda saldırısının ardından dünyaya "hukuk" çağrısı

Yeni Zelanda'da cuma namazı sırasında iki camide 50 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısının ardından dünyaya hukukun önemini anlatmak için hazırlanan "İnsanlık İçin Hukuk" başlıklı kısa film, sosyal medyada 3 farklı dilde yayımlandı.

Yeni Zelanda saldırısının ardından dünyaya "hukuk" çağrısı

Yeni Zelanda saldırısının ardından dünyaya 'hukuk' çağrısı

Yeni Zelanda'da 15 Mart'ta cuma namazı sırasında iki camiye yönelik gerçekleştirilen 50 kişinin hayatını kaybettiği, 50 kişinin yaralandığı terör saldırısının ardından çekilen "İnsanlık İçin Hukuk" adlı kısa filmde, bir daha böyle trajik olayların yaşanmaması için "hukukun üstünlüğü"ne vurgu yapıldı.

Yönetmen Koray Demir, 15 Mart'ta, Yeni Zelanda'nın Christchurch kentindeki Nur ve Linwood camilerindeki terör saldırılarına tepkisini çektiği kısa filmle gösterdi.

Doludizgin Creative Films tarafından çekilen, yapımcılığını Aynel Hayat ve Yasemin Demir'in gerçekleştirdiği, tasarımını Koray Demir ile Eray Demir'in yaptığı "İnsanlık İçin Hukuk" başlıklı 1 dakika 27 saniye süren kısa film müziklerini Rahman Altın, 3D animasyonunu Doğancan Kobaş hazırladı.

Yaşanan trajediye tepki gösterirken hukukun üstünlüğüne vurgu yapılan film, sosyal medyada 3 dilde yayımlandı.

Saldırıda kullanılan silah baz alınarak "kalemin kılıçtan keskin" olduğu mesajının verildiği kısa filmin sonunda "İnsanlık için hukuk kazanacak, kazanmalı. Öldürülen masumların aziz hatırasına ve Yeni Zelanda'nın muhteşem insanlarına, Türkiye'deki dostlarınızdan. İnsanlık için hukuku koruyun." mesajı paylaşıldı.

"Hislerimi bir film tasarlayarak ifade etmeye çalıştım"

Projeye ilişkin AA muhabirine açıklama yapan Demir, Yeni Zelanda'daki terör eylemi gerçekleştirildiğinde herkesin öfke ve üzüntü yaşadığını belirterek, "Biz üzüntü ve öfke dışında bir şeyler yapmak istedik ve olay gecesi ekibimizi toplayarak bu vahşi teröre karşı bir şeyler söyleme kararı aldık." dedi.

Demir, projedeki "Kalem kılıçtan keskindir" metaforunun bütün dünyada bilindiğine ve her toplumda karşılığı bulunduğuna işaret ederek, şu değerlendirmede bulundu:

"Bir nefret suçu ikonuna dönüşen teröristin silahının, birlikte yaşamanın tek formülü olan hukuku hedef aldığını ve hukuka olan inancı sarsarak insanları hukuk dışı yöntemlere yöneltip kaosu tetiklemeye çalıştığının altını çizmek istedik. Bu tür trajedilerle yeniden karşılaşmamak için en az devletler kadar bireylere de düşen ödevler var. Ressam resmiyle müzisyen müziğiyle yazar kitabıyla konuşmalı, söz söylemeli. Ben kendi adıma hislerimi bir film tasarlayarak ifade etmeye çalıştım. Çok daha fazlasını da yapmak gerekir. Bize yöneltilen sorulara ve sorunlara özgün yanıtlarımız olmalı. Bizler olaylar karşısında sürüklenen nesneler değil, dünyanın asli özneleriyiz."

Yönetmen Koray Demir, filmde, herkesin hukuka ihtiyacı olduğunu ve korunmazsa birlikte yaşamanın imkansız olacağı gerçeğine vurgu yapmaya çalıştıklarına dikkati çekerek, "Çünkü tarih boyunca hukukun olmadığı ya da uygulanmadığı her yerde zulüm oluşmuş ve zalimler inisiyatifi ele almıştır. Dolayısıyla filmde Medine Vesikası, Magna Carta, Bağımsızlık Bildirgesi ve İnsan Hakları Beyannamesi gibi birlikte yaşama hukukunun temellerini simgeleyen belgelerin isimlerine yer verdik." diye konuştu.

Dünyanın her yerinde, herkese eşit ve adil uygulanabilecek bir hukuk sistemin olması gerektiğini belirten Demir, "Bu doğrultuda da bu fikri desteklemek için kendi payımıza düşeni yapmaya çalıştık. Çünkü inisiyatif almak, her Müslüman'ın hakkı ve ödevidir. Hukukun üstünlüğüne inanan herkese bir çağrımız var; sosyal medya hesaplarından bu filmi paylaşarak hukukun üstün ve olmak zorunda olduğu bilincini desteklesinler."

Merve Kaya

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER