RAMAZAN’I SAĞLIKLA GEÇİRMEK İÇİN PÜF NOKTALARI

BURSA – Ramazan ayı ile birlikte günlük beslenme alışkanlıklarında büyük değişiklikler meydana geldiğine dikkat çeken Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Ruken Ergül, oruç tutanları sağlıklarına dikkat etmeleri hususunda uyarırken, doğru beslenme ile ilgili tüyolar verdi.

RAMAZAN’I SAĞLIKLA GEÇİRMEK İÇİN PÜF NOKTALARI
 Doruk Sağlık Grubu Yıldırım Hastanesi Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Ruken Ergül, hava sıcaklıklarının  yüksek derecelere ulaştığı ve günlerin uzun olduğu bu ayda, Oruç tutanların sağlıklarına dikkat etmeleri hususunda uyarırken, doğru beslenme ile ilgili tüyolar verdi.

Ergül, Ramazan ayı ile birlikte günlük beslenme alışkanlıklarında büyük değişiklikler meydana geldiğini, günlerin uzun olması nedeniyle yaklaşık 17 saat süren açlık süresinde herhangi bir sağlık sorunu olmayan bireylerin dahi dikkatli olmaları gerektiğine dikkat çekti.

Bu uzun sürede açlık kan şekerinin erken saatlerde düşmesi ve buna bağlı olarak gün içerisinde yaşanan baş ağrısı, halsizlik, yorgunluk, konsantrasyon düşüklüğü, sinirlilik durumlarının yaşanmaması için Ramazan ayı beslenmesinde dikkat edilmesi gerekenleri sıralayan Ruken Ergül, doğru beslenme alışkanlıkları ile bu ayı, sağlık sorunu yaşanmadan geçirebileceğini vurguladı. Ergül “Günlük yaşantısında sağlık problemi olmayan, düzenli bir şekilde kullanması gereken ilaçlar bulunmayan kişiler için yeterli ve dengeli beslendiği takdirde aslında Ramazan, bir fırsat olarak görülebilir. Eğer Ramazan’da sağlıklı beslenilirse vücutta bir detoks etkisi de görülecektir” dedi.

“Tıka basa yemek yenmemeli”

İftar ve sahurda nasıl beslenilmesi gerektiğini hakkında bilgiler veren Ruken Ergül, şöyle konuştu:

“Hipoglisemi riski nedeniyle  mutlaka sahur yapılmalı, asla 1 öğüne düşülmemeli. Günde bir öğün sadece iftarda yemek, Ramazan ayında düşen metabolizma hızının en büyük nedenidir. Sahurda; süt, peynir, yumurta, tuzsuz zeytin, mevsim yeşillikleri, taze meyveler ya da bu meyvelerden yapılmış şeker ilavesiz kompostolar, kepekli ya da tam tahıllı ekmek gibi besinleri tercih etmeliyiz. Süt veya bitki çaylarının yer aldığı bir kahvaltı yapmak en doğru seçim olacaktır. Sahur sonrasında tekrar uyuduğumuz için yağ depolanmasının artmasını engellemek adına yağlı gıdalardan veya ekstra yağ kullanımından uzak durulmasında fayda var. İftarda ise orucu su ve hurma ile açalım, ardından soğuk veya sıcak bir çorba içelim. Çorbanın yanına 1 ince dilim ekmek de yenilebilir.  Mümkün olduğunca ana yemeği öteleyelim yani çorbadan sonra yaklaşık 15-20 dakika ara verdikten sonra yemeğe geçelim. Yemek tercihimizi de etli sebze yemeği veya ızgara et yanına salata veya kuru baklagil yemeği ve yanında yoğurt, çok pilav veya makarna olarak düşünebiliriz. Pilav tercihinizi bulgur pilavı veya esmer pirinçten yapılmış pilav, makarna tercihiniz ise kepekli makarnadan yana kullanmak daha doğru seçim olacaktır. Tıka basa yememeli, çok fazla çeşidi karıştırmamalıyız. Meyve veya tatlıyı yemekten hemen sonra değil yaklaşık 2 saat sonra tüketmeye özen göstermeliyiz.”

Sıvı alımında hassas olunmalı

Oruç tutan kişilerin, sıvı alımının her zamankinden biraz daha fazla olması gerektiğini altını çizen Beslenme ve Diyet Uzmanı Ruken Ergül, tüketimin nasıl olması gerektiği hakkında da bilgi verdi. Ergül, "İnsan vücudunun yazın özellikle daha fazla suya ihtiyaç duyması nedeniyle, bu koşullarda su açısından bir açık ortaya çıkıyor ve bu durum kan şekeri dengesizliklerini tetikliyor. Ramazan’da bunların önüne ortalama 2-2,5 LT suyu iftar ile sahur arası az az, sık sık tüketmeye çalışmalıyız” diye konuştu.

Ruken Ergül Ramazan ayı boyunca çok sık baş ağrısı, dengesizlik, halsizlik, kendini kötü hissetme gibi şikayeti olanların, baygınlık geçirenlerin vakit geçmeden tıbbi kontrolden geçmeleri gerektiğini sözlerine ekledi.

Güncelleme Tarihi: 16 Mayıs 2018, 12:18
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER